Politico: İran savaşı ABD’yi müttefiklerinden giderek uzaklaştırıyor
Politico, İran’la yürütülen savaşın ABD’nin küresel etkisini zayıflattığını ve müttefiklerle ilişkilerde belirgin bir mesafe yarattığını bildirdi.
Welayet News - Politico, İran ile yürütülen savaşın “ABD’nin küresel etkisini zayıflattığını ve özellikle Çin gibi rakip aktörlerin bundan faydalanmasına yol açabileceğini” belirtti.
Haberde, ABD’nin gücündeki bu aşınmanın, “geri döndürülmesi zor bir sürece dönüşebileceği” ifade edildi.
Küresel etkiler ve artan rahatsızlık
Haberde, Bangladeş’ten Slovenya’ya kadar birçok ülkede yakıt kısıtlamalarının ulaşımı olumsuz etkilediği ve liderlerin istemedikleri bir savaşın sonuçlarıyla baş etmeye çalıştığı aktarıldı.
Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ülkelerde ABD karşıtı anlatıların yaygınlaştığı, bunun bazı durumlarda hükümetlerin “örtük onayıyla” gerçekleştiği ifade edildi.
Ayrıca, NATO müttefiklerinin ABD’ye verdiği desteğin sınırlı kaldığı, bazı ülkelerin Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri adımları öncesinde kendilerine danışılmadığını vurguladığı belirtildi.
Haberde, savaşın, Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesinden sonra ABD’nin ekonomik ve askeri gücünü düzensiz biçimde kullanmasıyla birlikte, ülkenin dünyanın geri kalanıyla yaşadığı ayrışmayı hızlandırdığı ifade edildi.
Diplomatların değerlendirmeleri
Washington merkezli bir Asyalı diplomat, kimliğinin gizli tutulması şartıyla yaptığı değerlendirmede, “Birçok kişi bu savaşın ne kadar kaotik yürütüldüğünden bıkmış durumda ve potansiyel ekonomik etkilerinden korkuyor.” dedi.
Aynı diplomat, “Daha makul bir lider gelirse ABD’nin imajı iyileşebilir ancak bu durum politika yapıcılar açısından ittifakların geleceği, ABD ile ne kadar uyumlu kalınabileceği ve ABD’ye güvenilememesi durumunda ne yapılması gerektiği gibi zor sorular doğuruyor.” ifadelerini kullandı.
Müttefiklerde mesafe arayışı
Kanada Başbakanı Mark Carney, yayımladığı video mesajda ülkesinin ABD ile ekonomik ilişkilerini “düzeltilmesi gereken zayıflıklar” olarak nitelendirdi.
Carney, “Kendimize bakmak zorundayız çünkü tek bir dış ortağa güvenemeyiz” dedi. Ayrıca “Komşularımızdan gelen dalgalanmaları kontrol edemeyiz ve geleceğimizi bunun bir anda sona ereceği umuduna bağlayamayız.” ifadelerini kullandı.
ABD yönetimine yönelik eleştiriler
Haberde, bazı eski ABD yetkililerinin Trump’ın İran konusunda neyi hedeflediğine ilişkin sürekli değişen tutumunun “güven vermediğini” belirttiği aktarıldı.
Eski Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilisi Thomas Wright, “Müttefikler neye inanacağını bilmiyor, rakipler neyin korkulması gerektiğini bilmiyor ve kendi kabinesi bile stratejinin ne olduğunu bilmiyor.” dedi.
Wright, “Uzun vadeli tablo tamamen olumsuz değil ancak Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran’ın önümüzdeki süreçte nasıl hareket edeceği belirleyici olacak.” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray’dan savunma
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise Trump’ın “Önce Amerika” yaklaşımının daha iyi ticaret anlaşmalarına, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede iş birliklerine ve müttefiklerin savunma harcamalarında artışa yol açtığını öne sürdü.
Kelly, “Dünya liderleri 47 yıldır İran’ın oluşturduğu tehditten söz ediyor ancak kimse bunu ele alacak cesareti göstermedi” iddiasında bulundu.
Kelly iddialarına şöyle devam etti: “Tüm hedeflerimize ulaşıldığında, İran’ın nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması da dahil olmak üzere, dünya daha güvenli ve istikrarlı olacak.”
Enerji krizi ve küresel yansımalar
Haberde, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve enerji tesislerine yönelik saldırıların küresel enerji sektörünü “sarstığı” belirtildi.
ABD’nin kısa vadede enerji piyasalarındaki etkisinin “arttığı” ancak bunun geçici olabileceği ifade edildi.
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en çok etkilenen Asya ülkelerinin yakıt tasarrufu için bazı önlemler aldığı ve yenilenebilir enerji ile nükleer enerjiye yönelme kararı aldığı aktarıldı.
Avrupa’nın ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden çıkardığı ders doğrultusunda tek bir enerji kaynağına bağımlı olmaktan kaçınmak istediği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmayı planladığı belirtildi.
Çin’in rolü ve alternatif arayışlar
Haberde, birçok ülkenin enerji krizlerinin yarattığı şokları azaltmak için güneş enerjisi, bataryalar ve elektrikli araçlara yöneldiği ifade edildi.
Bu süreçte Çin’in güneş enerjisi tedarik zincirindeki hakimiyeti ve elektrikli araç üretimindeki avantajının öne çıktığı belirtildi.
Asya Kalkınma Bankası Başkanı Masato Kanda, Washington’da yaptığı konuşmada, “Amaç sadece şoku atlatmak değil, bu belirsizlik dönemini daha kalıcı bir istikrarın temeli haline getirmektir.” dedi.
ABD’nin enerji politikası
ABD Enerji Bakanlığı Sözcüsü Ben Dietderich, Enerji Bakanı Chris Wright’ın açıklamalarına atıfta bulundu.
Wright, yenilenebilir enerji teşviklerinin etkinliğini eleştirerek, ABD’nin petrol ve doğalgaz üretimi sayesinde küresel etkisini sürdüreceğini iddia etti.
Wright, “Dünyaya net petrol ihracatçısıyız ve açık ara en büyük doğalgaz ihracatçısıyız” dedi.
Askeri ittifaklarda gerilim
Haberde, savaşın ABD’nin askeri ittifakları üzerindeki baskıyı “artırdığı” ifade edildi.
Avrupalı iki diplomat, Trump yönetiminin İran’a yönelik operasyonlar öncesinde müttefiklerini “bilgilendirmediğini” belirtti.
Bu durumun ardından Birleşik Krallık ve Fransa’nın ABD’nin dahil olmadığı toplantılar düzenleyerek Hürmüz Boğazı’nın savaş sonrası açık tutulmasına yönelik planlar geliştirdiği aktarıldı.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin, kolektif savunma mekanizmasını güçlendirmeye yönelik adımlar attığı ve bunun Trump yönetiminin Grönland’a yönelik söylemleriyle bağlantılı olabileceği ifade edildi.
Ortadoğu’da farklı tepkiler
Haberde, İsrail’in İran’a karşı yürütülen süreçte ABD ile “yakın” hareket ettiği belirtildi.
Körfez ülkelerinin başlangıçta ABD’yi saldırılardan vazgeçirmeye çalıştığı ancak İran’ın misilleme saldırılarının ardından tutumlarında “değişim” yaşandığı ifade edildi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin zamanla ABD öncülüğündeki yaklaşımı “daha fazla” desteklediği aktarıldı.
ABD’nin küresel imajı ve diplomatik riskler
Haberde, savaşın ABD’nin uluslararası “itibarını” zedelediği ve bazı ülkelerde ABD karşıtı söylemlerin arttığı belirtildi.
Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’deki ABD Büyükelçiliği’nden gönderilen bir diplomatik yazışmada, “İran’daki çatışma, ülkede kalıcı bir ABD karşıtı anlatının ortaya çıkmasına yol açtı” ifadeleri yer aldı.
Aynı yazışmada, “Rakip aktörler anlatı üstünlüğü sağlamak için kaynak harcıyor.” denildi.
Benzer uyarıların Bahreyn, Endonezya ve Azerbaycan’daki ABD diplomatları tarafından da yapıldığı ifade edildi.
Son değerlendirmeler
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, “Başkan Trump’ın eylemleri ABD’yi ve dünyayı daha güvenli hale getiriyor” iddiasında bulundu.
Haberde ayrıca, Trump yönetiminin Gazze’ye yönelik “Barış Kurulu” girişiminin bazı müttefikler arasında “mesafe” yarattığı belirtildi.
Belçika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü David Jordens, ülkesinin bu yapı üzerinden mali katkı sağlamayı “planlamadığını” ifade etti.
Trump’a yakın isimlerden Alexander Gray ise İran’a yönelik adımların “gelecekte fayda sağlayacağını” öne sürdü.
Haberde, tüm bu gelişmelerin ABD’nin küresel konumuna ilişkin tartışmaları “derinleştirdiği” ve uzun vadeli etkilerin “belirsizliğini” koruduğu ifade edildi.(YDH)

Yeni yorum ekle