Pezeşkiyan: Meşru Müdafaa İçindeyiz
Cumhurbaşkanı, yalnızca meşru müdafaa içinde olduklarını açıkladı.
Welayet News - Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Spor ve Gençlik Bakanlığı'na yaptığı denetim ve izleme ziyaretinde, bakanlığın çeşitli alanlardaki performansına ilişkin kapsamlı bir rapor aldı. Bu toplantıda, bakanlık yetkilileri son aylarda gerçekleştirilen çalışmaları açıklarken, sporcuların uluslararası arenalardaki başarılarına, özellikle de farklı branşlarda elde edilen madalyalara dikkat çekti.
Raporun önemli bir bölümü, savaş dönemi de dahil olmak üzere özel koşullarda spor faaliyetlerinin sürdürülmesine ayrıldı; bu bölümde şampiyonların hazırlık düzeyinin korunması ve antrenman programlarının devamlılığı vurgulandı. Ayrıca, milli takımların, özellikle de milli futbol takımının FIFA Dünya Kupası dahil olmak üzere önemli uluslararası yarışmalara hazırlık süreci de toplantıda ele alınan diğer başlıklar arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı, bu kapsamda gösterilen çabalardan dolayı teşekkür ederek şunları kaydetti: "Buradaki amacım, bu bakanlıkta gerçekleştirilen tüm çalışmaları ve bu alanda görev yapan yetkililer ile emeği geçenlerin katlandığı zorlukları takdir etmektir."
Pezeşkiyan, sporun milli ruhu güçlendirmedeki üstün konumuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: "Spor ve şampiyonluk alanı; yiğitlik ruhunun, takım çalışmasının, milli gururun ve en iyi olmaya çalışmanın somutlaştığı yerdir. Sporcular, bu ruhu her kesimden daha fazla içlerinde geliştirirler ve şampiyonluk yolunda ilerleyen kişi, en üst makama ulaşmak için tüm varlığıyla çaba gösterir."
Cumhurbaşkanı, sporcuların uluslararası arenalardaki rolüne işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Ülke şampiyonlarından, İran için onur kazanma yolunda bu ruhu en iyi şekilde sergilemeleri doğal bir beklentidir; nitekim çoğu bunu farklı alanlarda başarıyla göstermiştir. Elbette bu süreçte, böyle durumlarda karşı cephede yer alan veya bir şampiyon sporcuya yakışmayan tutumlar sergileyen çok az sayıda kişi de bulunmaktadır."
Bir Şampiyon Baş Eğmez
Pezeşkiyan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir şampiyonun ruhu, ülke tehdit altında olduğunda baş eğmez ve toprağının onuru ile bağımsızlığının zarar görmesine izin vermez. İç meselelerde bazı görüş ayrılıkları olsa bile, vatan, toprak, aile ve milli kimlik söz konusu olduğunda, bu direniş ve mücadele ruhu kendini gösterir."
Cumhurbaşkanı, Avustralya'daki milli kadın futbol takımıyla ilgili gelişmelere değinerek şunları belirtti: "Bazı iç sorunlara rağmen, sporcu kızlarımızın İran'a dönme kararı, derin bir vatanseverliğin, milli gururun ve onurlarının göstergesidir; bu durum takdir edilmeyi hak eder ve ülke için bir gurur kaynağıdır. Bu değerli sporculara, ailelerine ve ülke yüceliği yolunda bu ruhla hareket eden tüm sporculara içtenlikle teşekkür ediyorum."
Pezeşkiyan, görüş ayrılıklarının doğal olduğunu ve toplumun bireylerinin kimliklerine ve vatanlarına olan inancını sarsmaması gerektiğini belirterek şunları ekledi: "Ailelerde de olduğu gibi, toplum ve ülke düzeyinde de görüş farklılıkları olması doğaldır; ancak önemli olan, özellikle dış tehditler ve insanlık dışı davranışlar karşısında birlik ve dayanışma içinde olmaktır."
Cumhurbaşkanı devamında, uluslararası alandaki çifte standartlı yaklaşımları eleştirerek şunları vurguladı: "İnsan hakları, demokrasi ve insanlık adına öne sürülen iddialar, özellikle ülkemize yönelik suç niteliğindeki saldırılarda, Siyonist rejim ve ABD'nin bölgedeki eylemleri karşısında değerlendirilmelidir. Sivillere yönelik saldırılar, suikastlar, yerleşim yerlerinin bombalanması, kadın ve çocukların hedef alınması bu iddialarla nasıl bağdaştırılabilir?"
İnsan Hakları İddiasındaki Kuruluşlar Uykuda
Pezeşkiyan, uluslararası kuruluşların durumuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Bu eylemler karşısında, insan hakları iddiasındaki kuruluşlar ve hatta Birleşmiş Milletler gibi kurumlar uyuyor ve atıl durumda; yalnızca ve zaman zaman endişe dile getirmekle yetiniyorlar; oysa bu tür adımlar, böyle suçlara yanıt oluşturmaz."
Cumhurbaşkanı ayrıca, bu eylemlerin hangi mantıkla gerekçelendirildiği sorusunu yönelterek şunları söyledi: "Bilim insanlarına suikast düzenlenmesi, bilimsel merkezlere saldırılması, masum insanların ve 168 öğrenci çocuğun katledilmesi hiçbir gerekçeye dayandırılamaz ve dünyada hiçbir özgür insan bu tür davranışları kabul etmez. Bununla birlikte, kendilerini İranlı olarak tanımlayan bazı kişilerin, sınırların ötesinde ve muhalif medyada oturup, ABD ve Siyonist rejimin sevgili İran'a karşı işlediği suçları gerekçelendirmesi üzüntü vericidir."
Pezeşkiyan, sporcuların ülkenin mevcut koşullarındaki önemli rolüne vurgu yaparak şunları belirtti: "Ancak ülkenin spor şampiyonları, tüm sorunlara rağmen her zaman halkın ve milli menfaatlerin yanında durmuşlardır ve bu koşullarda ülke, onların daha fazla sahaya inmesine ihtiyaç duymaktadır. Bugün, ülkenin ilerleme ve onur yolunu birlikte sürdürebilmek için her zamankinden daha fazla birliğe, bütünlüğe ve anlaşmazlıkları bir kenara bırakmaya ihtiyacımız var."
Pezeşkiyan devamında, İslam Cumhuriyeti'nin bölgede barış, istikrar ve güvenliği koruma konusundaki temel yaklaşımına dikkat çekerek şunları ifade etti: "İslam Cumhuriyeti İran, savaşın yayılmasını amaçlamamaktadır ve hiçbir çatışmanın başlatıcısı olmamıştır ve olmayacaktır. Hiçbir ülkeye saldırıda bulunmadık ve mevcut koşullarda da hiçbir tarafa yönelik bir saldırı niyetinde değiliz; yalnızca meşru müdafaa içindeyiz."
Cumhurbaşkanı, bazı Amerikalı yetkililerin tutumlarına işaret ederek şunları ekledi: "ABD Başkanı'nın, İran'ın nükleer haklarını kullanmaması gerektiğini söylemesi ancak hangi suç nedeniyle olduğunu yanıtlamaması ne anlama geliyor? Ve temelde, bir milleti yasal haklarından mahrum bırakma yetkisi ona kim tarafından verilmiştir? İnsani ilkeler açısından, her özgür insan; din, mezhep, ırk ve etnik köken gözetmeksizin, meşru haklarından yararlanmalıdır ve biz de uluslararası sistemde tüm milletlerle adalet ve hakkaniyet temelinde davranılmasını talep ediyoruz."
Pezeşkiyan devamında, gençlerin ve sporcuların mevcut hassas dönemdeki rolüne vurgu yaparak şunları kaydetti: "Ülkenin şampiyonlarından ve sporcularından, geçmişte olduğu gibi sahada aktif bir şekilde yer almaları, milli ruhu güçlendirerek gençlerin daha belirgin bir şekilde katılımına zemin hazırlamaları beklenmektedir. Şikayetler ve sorunlar elbette var ve bu gerçekler inkar edilemez; ancak bugün anlaşmazlıkları gündeme getirme zamanı değil; bilakis, saldırgan düşmana karşı bütünlük ve dayanışma içinde direnmeli ve halkı yalnız bırakmamalıyız."
İran'ın Savaş Yanlısı Olduğu İzlenimi Verilmemelidir; Aksine, Biz Barış Yanlısıyız
Cumhurbaşkanı, İran'ın barışçıl yaklaşımına vurgu yaparak şunları belirtti: "İran'ın savaş yanlısı olduğu izlenimi verilmemelidir; aksine, biz barış yanlısıyız ve yaptığımız şey, kendimizi meşru şekilde savunmaktır. Nasıl ki her insan bir saldırı karşısında tepki gösterirse, bir millet de saldırı karşısında kendini savunur."
Pezeşkiyan, ülkenin silahlı kuvvetlerine teşekkür ederek şunları söyledi: "Saldırılara karşı verilen kararlı yanıt, Basij milisleri, Devrim Muhafızları ve ordu mensupları dahil olmak üzere ülkenin savaşçılarının direnci ve kabiliyeti sayesinde mümkün olmuştur. Ordu Günü ile de örtüşen bu günlerde, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu'nun kahramanlarını tebrik ediyor ve onların varlığıyla gurur duyuyoruz; ülkenin sağlam kaleleri olarak milli onurun korunmasında belirleyici rol oynayan güçler."
Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkenin silahlı kuvvetlerinin, baskılar ve tehditler karşısındaki performansı, birçok analisti şaşırtmıştır; öyle ki, sorunlara rağmen bir ülke, büyük güçlere ve onlara yönelik geniş kapsamlı desteğe karşı direnebilmeyi başarmıştır. Buna karşılık, hedeflerine ulaşamayan düşmanlar, uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek okullar, hastaneler, üniversiteler ve kamusal alanlar dahil olmak üzere sivil altyapılara saldırıyor."
Pezeşkiyan, bu eylemleri düşmanların millet karşısındaki çaresizliğinin ve yenilgisinin bir göstergesi olarak nitelendirerek şunları ekledi: "Sivil merkezlere ve masum halka yönelik saldırıların hiçbir gerekçesi olamaz ve insan hakları ile demokrasi adına öne sürülen iddialarla tamamen çelişmektedir. Bir yandan İran halkını ilerletmek istediklerini söylerken, diğer yandan ülkemizi Taş Devri'ne geri döndürmek ve medeniyetimizi yok etmek istediklerini iddia etmeleri, saldırganların niteliğini ve ülkemize yönelik saldırılardaki hedeflerini açıkça ortaya koymaktadır."
Hata Yapan veya Propagandadan Etkilenen Sporcular Bilmelidir Ki, Dönüş Yolu Her Zaman Açıktır
Cumhurbaşkanı, sporcuların toplumsal umudu güçlendirmedeki rolüne işaret ederek şunları ifade etti: "Spor şampiyonlarının başarıları, milli umut ve gurur kaynağıdır ve bu sürecin devam etmesi beklenmektedir. Aynı zamanda, hata yapan veya propaganda ortamından etkilenen sporcular da bilmelidir ki, dönüş yolu onlar için her zaman açıktır."
Pezeşkiyan, milli birliğe vurgu yaparak şunları kaydetti: "Hepimiz bu toprağa mensubuz ve düşmanların ülkeyi zayıflatma veya bölme çabalarına izin vermemeliyiz. Dünyanın neresinde olursa olsun her İranlı, İran'a karşı aidiyet hissetmeli ve ülkenin toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide karşı direnmelidir."
Birlik ve Dayanışma İçinde Olursak, Hiçbir Güç İran Milletini Diz Çöktüremez
Cumhurbaşkanı, iç bütünlüğün ve bölgesel iş birliğinin gerekliliğine vurgu yaparak şunları söyledi: "Birlik ve dayanışma içinde yan yana gelirsek, hiçbir güç İran milletini diz çöktürme kapasitesine sahip olamaz. Ayrıca, İslam Cumhuriyeti İran'ın başkalarının topraklarında hiçbir emeli yoktur ve bölge ülkelerini kendi kardeşleri olarak görmektedir. İş birliği ve yakınlığın güçlendirilmesiyle, yabancıların bölge milletleri arasında anlaşmazlık yaratmasına izin vermeyeceğiz."

Yeni yorum ekle