Şeyh Naim Kasım: İsrail'e karşı masada değil, savaş meydanında kazanılır

Sa, 14/04/2026 - 07:15

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, İsrail’le yürütülen diplomatik temasları “teslimiyet süreci” olarak nitelendirerek reddetti; ulusal birlik çağrısı yapıp çözümün ancak direniş ve güç dengesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Welayet News  - Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, İsrail ile yürütülen diplomatik temasların beyhude bir çaba olduğunu vurgulayarak, bu süreci Lübnan makamlarının işgalciye sunduğu gereksiz bir taviz olarak nitelendirdi.

Direnişin bu müzakereleri kati surette reddettiğini belirten Şeyh Naim Kasım, topyekûn bir ulusal birlik çağrısında bulundu.

'Taviz değil, kararlı bir duruş zamanı'

Şeyh Naim Kasım, mevcut müzakere trafiğinin Lübnan hükümetini ve halkını küçük düşüren bir boyun eğme silsilesine dönüştüğünü ifade ederek şu can alıcı soruyu sordu:

 "Dilinizden ateşkes düşmüyor ama karşı tarafın ne dediğine baktınız mı? Masada elinizi güçlendirecek hangi kozlara sahipsiniz?" 

Şeyh Naim Kasım, teslimiyet kokan bu görüşmelerin iptal edilmesi gerektiğini savunurken, İsrail’in ancak güç unsurları ve kararlı bir duruşla geri adım atmaya zorlanabileceğini hatırlattı.

15 aylık ihlal ve bitmeyen saldırganlık

Lübnan'ın, “Uli'l-Bas” operasyonunun başından bu yana acımasız bir İsrail-Amerikan kuşatması altında olduğunu belirten Genel Sekreter, Kasım 2024’te imzalanan dolaylı anlaşmaya dikkat çekti.

Anlaşmanın; saldırıların durmasını, esirlerin özgürlüğüne kavuşmasını ve imar faaliyetlerinin başlamasını öngördüğünü, ancak İsrail'in 15 aydır tek bir maddeyi dahi hayata geçirmediğini ifade etti.

"Büyük İsrail" planına karşı direniş seddi

Hizbullah'ın verdiği yanıtın, Lübnan’ı uçurumun kenarından aldığını söyleyen Şeyh Kasım, düşmanın asıl niyetinin "kuzeyde güvenlik sağlamak" değil, Lübnan’ın gücünü kırarak "Büyük İsrail" hayaline zemin hazırlamak olduğunu vurguladı.

Güneyin işgalinin tüm ülkenin esareti anlamına geleceğini hatırlatan lider, saldırıların tek bir bölgeyi değil, Lübnan’ın tamamını ve egemenliğini hedef aldığını belirtti.

Devletin sorumluluğu ve ordu üzerindeki oyunlar

Şeyh Kasım, Lübnan devletini bu varoluşsal tehdide karşı ordusuyla ve tüm imkânlarıyla meydan okumaya çağırdı.

Direnişi silahsızlandırmak isteyen ABD ve İsrail’in, "kendi halkıyla savaşan bir ordu" hayali kurduğunu söyleyen Şeyh Naim Kasım, Lübnan ordusunun bu kirli plana alet olmayacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanlığına ve hükümete birlik mesajı

Cumhurbaşkanı Jozef Aun ve Başbakan Nevaf Selam'a hitaben, dış baskılara boyun eğerek iç barışı tehlikeye atmama uyarısında bulunan Şeyh Naim Kasım, şunları söyledi:

"Önce saldırganlığa karşı omuz omuza verelim, istikbali ondan sonra konuşuruz. Bizim lügatimizde teslimiyet yoktur; hükmü meydan, kararı ise direnişçi evlatlarımız verecektir."

Egemenliğin tek şartı: Tam çekilme

Egemenliğin ancak işgalin sona ermesi, esirlerin dönmesi ve her bir Lübnanlının köyündeki en uç eve kadar güvenle yerleşmesiyle mümkün olacağını belirten Şeyh Naim Kasım, yeniden imarın ulusal bir öncelik olduğunu hatırlattı.

Yetkililere seslenerek, "Eğer bu yükü omuzlayamıyorsanız, ya sessiz kalın ya da bırakın biz gerekeni yapalım," dedi.

Fitne girişimlerine karşı "gönül birliği"

Lübnan içindeki mezhepsel ve siyasi çatışma beklentilerini boşa çıkaran Şeyh Kasım, Sünni kardeşleriyle aralarındaki bağın bir "gönül birliği" olduğunu, Hristiyan ve Müslümanları birleştiren değerlerin ayıranlardan çok daha büyük olduğunu ifade etti.

Körfez ülkelerine de seslenerek; Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkelerde "Hizbullah hücresi" olduğu iddialarının asılsız birer uydurma olduğunu vurguladı.

İran ve Direniş Ekseni: "Dostun elini tutun"

İran’ın her türlü baskı ve suikasta rağmen ayakta kalarak rakiplerini şaşırttığını söyleyen Şeyh Kasım; Yemen, Irak ve Lübnan’a destek veren tüm güçlere teşekkür etti.

Lübnan devletini İran konusundaki tutumunu gözden geçirmeye çağırarak, ülkenin bekası için uzatılan her yardım elinin kıymetli olduğunu belirtti.

Şehitlere ve 'meydandaki yiğitlere' selam

Konuşmasının sonunda, direnişin Kerbela ruhuyla hareket ettiğini söyleyen Şeyh Kasım; Yusuf İsmail Haşim başta olmak üzere tüm cephe şehitlerine, halkın sabrına ve hakikati duyurmak için can veren basın emekçilerine selam gönderdi.

Beyrut’taki son saldırıda şehit düşen yüzlerce canın emanetini omuzlarında taşıdıklarını belirterek, "Direniş, son nefese kadar Lübnan’ın onuru olmaya devam edecektir," sözleriyle konuşmasını noktaladı.



Yeni yorum ekle