Fedevi: ABD ateşkes dayatmaya çalışıyor, geri adım atmayacağız

Per, 12/03/2026 - 07:54

Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutan Danışmanı Serdar Ali Fedevi, 2026 yılı itibarıyla savaş koşullarının kökten değiştiğini ve ABD'nin 47 yıl sonra ilk kez doğrudan çatışma sahasına inerek stratejik bir yenilgiye sürüklendiğini belirtti.

Welayet News  - İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutan Danışmanı ve Savaş Odası Üyesi Serdar Ali Fedevi, savaşın mevcut durumuna ve stratejik gidişata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mehr ajansının aktardığına göre Fedevi, 2026 yılında savaş koşullarının geçmiş yıllara göre temelden farklılaştığını; zira son 47 yıldır İslam Devrimi'ne karşı çeşitli vekil unsurlarla hareket eden ABD'nin, bu kez doğrudan karşı karşıya gelme yolunu seçtiğini vurguladı.

Büyük Şeytan ABD'nin, İslam Devrimi'ne darbe vurmak için tüm imkanlarını seferber ettiğini belirten Fedevi, düşmanın bu yeni savaş aşamasındaki temel hedefinin devrim liderliğine zarar vermek olduğunu kaydetti.

Fedevi, rehberin cephe hatlarındaki varlığını hatırlatarak, şehadetin bir yenilgi değil, büyük bir zafer olduğunu; ancak bu eylemlerin utancının failin üzerinde sonsuza dek kalacağını ifade etti.

Fedevi, devrimin üçüncü aşamasında hareketin daha hızlı ve güçlü bir şekilde devam edeceğini, inançlı kadroların çabalarının küresel süper güçler karşısında sonuç vereceğini dile getirdi.

On yıllardır süren açık ve örtülü savaşın ardından ABD'li yetkililerin dahi İran karşısında 47 yıldır tek bir zafer kazanamadıklarını itiraf ettiklerini belirten Fedevi, bunun ilahi bir vaadin tecellisi olduğunu vurguladı.

ABD 87 ülkenin desteğine rağmen başarısız oldu

Fedevi, mevcut çatışma ortamına ilişkin yaptığı teknik analizde, bugün sadece İran milletiyle uzun süredir savaş halinde olan bir düşmanla değil, bizzat sahaya inmiş bir aktörle karşı karşıya olduklarını kaydetti.

Savunma Harbi (İran-Irak Savaşı) döneminde 87 ülkenin Saddam rejimine destek verdiğini ancak düşmanlığın ucunun görünürde Saddam olduğunu hatırlatan Fedevi, bugün ise bizzat ABD'nin bu mücadelenin merkezinde yer aldığını aktardı.

Düşmanın bilimsel, askeri ve teknolojik alanlara İran'dan bir asır önce girmesine; karada, denizde ve havada tüm yeteneklerini kullanmasına rağmen, İran milletinin imanı ve basireti karşısında çaresiz kaldığını vurguladı.

Füze kabiliyetimiz azalmadı, stratejik bir sıçrama yaşadı

ABD'nin İran'ın füze gücünün azaldığı yönündeki iddialarına yanıt veren Fedevi, bu ifadelerin "birer yalandan ibaret" olduğunu belirtti.

Fedevi, "İran'ın füze kapasitesinin azalmak bir yana, çok daha yüksek infilak gücüne sahip ve nokta vuruşu yapabilen akıllı füzelerle yeni bir aşamaya ulaştığını herkesten iyi biliyorlar" diye konuştu.

Fedevi ayrıca, komutanların artık düşman hedeflerine bir tondan daha az ağırlıkta savaş başlığı taşıyan füze fırlatılmayacağını açıkça ilan ettiklerini ve bunun İran'ın savunma stratejisindeki niteliksel sıçramayı gösterdiğini kaydetti.

ABD'nin üst üste aldığı yenilgilerin ardından ateşkes dayatmak istediğini ifade eden Fedevi, "Yolunda başarılı olan biri ateşkesten bahsetmez. Sahada ağır baskıya maruz kalan ve çatışmayı bitirmek isteyen taraf ABD'dir. Biz ise devrimci görevimiz gereği askeri gücümüzü artırmakla yükümlüyüz ve geri adım atmayacağız" dedi.

Asimetrik strateji ABD Donanması'nı pasifize etti

Fedevi, Fars Körfezi'ndeki asimetrik stratejiye değinerek, en düşük maliyetle en yüksek verimi almayı hedeflediklerini belirtti.

1980'lerdeki çatışmalarda dahi "Büyük Şeytan"a karşı bu stratejiyi kullandıklarını hatırlatan Fedevi, 1987 ve 1988 yıllarını "Amerikalılarla en zorlu yüzleşme dönemi" olarak tanımladı. Kerbela-5 harekatı sırasında 86 ABD savaş gemisinin körfeze girdiğini ancak İran'ın tüm imkanlarıyla direndiğini ifade etti.

Pentagon yetkililerinin o dönemde, körfeze gönderilen gemilerin sadece görevlerini yerine getirmekten değil, kendi güvenliklerini sağlamaktan bile aciz olduklarını itiraf ettiklerini kaydeden Fedevi, "Bu asimetrik stratejinin sonucu olarak bugün ABD'nin Fars Körfezi'nde tek bir savaş gemisi dahi bulunmuyor. Bu, inanç ve tedbirle dünya güçlerine galip gelinebileceğinin kanıtıdır" dedi.

Savaş koşullarının her geçen gün İran lehine değiştiğini ve bunun Amerikalıları öfkelendirdiğini belirten Fedevi, geçmişte sadece 107 mm'lik roketlerle sınırlı olan kapasitenin, bugün her türlü silah ve füze üretiminde tam bağımsızlığa dönüştüğünü vurguladı.

"Füze şehirlerimiz bu kabiliyetin kanıtıdır" diyen Fedevi, pilotların radardan kaçmak için irtifa değiştirdiği ve İran'ın her operasyonda yeni sürprizler sunduğu bir dönemde olunduğunu kaydetti.

ABD'nin hava gücüne güvenerek sivilleri hedef aldığını, okul ve banka gibi askeri olmayan unsurları vurduğunu belirten Fedevi, "Bir süper güç altyapıları hedef almaz. Bu onların doğasındaki habisliğin göstergesidir" dedi.

Fedevi, önceki gece Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin hem operasyon modeli hem de kullanılan füze tipleri açısından olağanüstü ve şaşırtıcı bir harekat icra ettiğini bildirdi.

Amerikan askerlerinin esir alınması an meselesi

Fedevi, ABD güçlerinin Batı Asya'da geniş bir alana yayılmasının onları kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Yemen ve Bahreyn gibi bölgelerde Amerikalıların esir alınma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu belirten Fedevi, "Gelecek günlerde bu yönde haberler çıkması muhtemeldir. Daha önce ABD ve İngiliz askerlerini Fars Körfezi'nde nasıl teslim aldığımızı dünya gördü" hatırlatmasında bulundu.

ABD'nin 1000 kilometre geri çekilerek sadece hava gücüne sığınmasını bir acziyet göstergesi olarak tanımlayan Fedevi, İran'ın kışkırtmalara kararlılıkla yanıt verdiğini söyledi.

Fedevi, ABD'nin kendi ekonomisini ve askeri yeteneklerini tüketecek uzun soluklu bir yıpratma savaşına hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu.

Ateşkes şartlarına ilişkin konuşan Fedevi, ABD'nin sözüne veya imzasına güvenilemeyeceğini, olası bir anlaşmanın Birleşmiş Milletler ve diğer ülkelerin garantörlüğünde olması gerektiğini vurguladı.

"Savaşı onlar başlatabilir ama sonunu İran belirleyecektir" diyen Fedevi, nihai zaferin Devrim cephesinin olacağını ve ABD'nin bölgeden tamamen çıkarılacağını ifade etti.

Dünya enerji arzının merkezi olan Hürmüz Boğazı ve Fars Körfezi'nin önemine dikkat çeken Fedevi, bölge ülkelerinin istikbale karşı direniş azminin arttığını belirtti.

ABD'nin Lübnan ve Afganistan'daki "utanç verici" kaçışlarını hatırlatan Fedevi, bugün de İsrail rejiminin ve bölgedeki ABD üslerinin İran'ın nokta vuruşlu operasyonlarının hedefinde olduğunu kaydetti.

Fedevi, son çatışmalarda füze isabet oranlarının ciddi şekilde arttığını, 80 adet 80 kilogramlık kafa içeren çoklu başlık teknolojilerinin geniş alanlarda imha gücü sağladığını açıkladı.

Hava savunma alanında da büyük ilerlemeler kaydedildiğini, düşman İHA'larının düşürülme oranının rekor seviyeye ulaştığını ve artık hiçbir uçağın İran sınırlarına yaklaşamayacağını belirtti.

Planda sınır tanımadıklarını ifade eden Fedevi, "37 yıllık birikimimiz sayesinde ne füze ne de İHA sayısında bir kısıtlamamız bulunuyor" dedi. ABD'nin 20 milyar dolar harcayıp 15 yılda ulaşamadığı saniyede 100 metre hıza sahip sualtı füzelerine (torpido) İran'ın sahip olduğunu ancak bunları henüz kullanmadıklarını, gerekirse devreye alacaklarını vurguladı.

Fedevi, bölgedeki "habis" saldırılara ve sivil katliamlarına karşılık, savunma kapasitesini hiçbir düşmanın saldırı hayali bile kuramayacağı bir seviyeye yükselteceklerini söyleyerek sözlerini tamamladı.



Yeni yorum ekle