ABD'nin üzerinde yenilginin hayaleti dolaşıyor

Çar, 11/03/2026 - 10:39

Asimetrik bir savaşta, ön cephedeki hasar üzerinden rekabet etmenize gerek yoktur; sadece dirençli olmanız ve rakibinizi tüketmeniz yeterlidir. Çünkü rakibiniz, eninde sonunda 'baskı ve eleştiriler' karşısında tükenecektir."

Welayet News  - Brezilyalı analist Patricia Marins, ABD-İsrail ittifakının İran karşısında uzun süredir görülmemiş bir yenilgiye doğru sürüklendiğini belirtiyor. Marins'e göre İran, yedi cephede yürüttüğü füze saldırıları ve Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetiyle bölgedeki ABD ve İsrail askeri varlığına ağır darbe indirdi. Analist, ABD ve İsrail’in hava saldırılarının İran'ın direncini kıramadığını, nükleer seçenek dışındaki hamlelerin yetersiz kaldığını ve İran’ın geniş mühimmat kapasitesiyle çatışmayı sürdürme gücüne sahip olduğunu vurguluyor.

Beni birkaç gündür takip edenler, bugün birçok büyük Amerikan gazetesinde de yer bulan o malum gözlemimi defalarca dile getirdiğimi görmüştür.

Hatta bir adım daha ileri gidiyorum: ABD-İsrail ittifakı, çok uzun zamandır benzeri görülmemiş bir yenilgi yaşıyor.

İsrail'de hastaneye kaldırılanların sayısının yaklaşık 2 bin 500'e yükselmesi, İran'ın saldırılarının boyutunu gözler önüne seriyor. Ne yazık ki, tıpkı İran'da olduğu gibi mağdurların büyük çoğunluğu sivillerden oluşuyor.

İran'ın bu sistemler için kritik öneme sahip birçok radarı imha etmesi veya ağır hasar vermesi nedeniyle Asya'dan bölgeye acilen hava savunma bataryaları sevk ediliyor. Aynı şekilde, Asya ülkelerinden hava yoluyla acil önleme füzeleri getiriliyor.

Şu ana kadar 150 Amerikan askeri yaralandı, 7 asker ise hayatını kaybetti.

Yaklaşık 30 adet yüksek maliyetli İsrail-ABD insansız hava aracı kaybedildi.

Bölge genelindeki üslerin yanı sıra Bahreyn, Kuveyt ve İsrail'deki uydu iletişim sistemlerinde milyarlarca dolarlık hasar meydana geldi.

İran, 11 gündür gece gündüz demeden yedi cephede füze fırlatıyor ve durmaya niyeti olduğuna dair hiçbir işaret yok.

Peki, ABD ve İsrail bu saldırılara nasıl karşılık veriyor? Tam olarak aynı yöntemle: İran'ı bombalayarak. Peki bunun çatışmanın gidişatında neleri değiştirdiğini biliyor musunuz? Kesinlikle hiçbir şeyi. İran, şu ana kadar cephaneliğinin sadece küçük bir kısmını yok eden bu hava saldırıları karşısında direncini koruyor.

Ancak İran hasar yarışını kazanmıyorsa, tam olarak nerede kazanıyor?

Asimetrik bir savaşta, ön cephedeki hasar üzerinden rekabet etmenize gerek yoktur; sadece dirençli olmanız ve rakibinizi tüketmeniz yeterlidir. Çünkü rakibiniz, eninde sonunda "baskı ve eleştiriler" karşısında tükenecektir.

İran, geniş gemisavar füze stokunun yanı sıra boğazın güvenliğini sağlamak için birçok tip ve modelde binlerce modern insansız hava aracına sahip. Mevcut şartlarda veya bu savaşın herhangi bir aşamasında İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hakimiyetini kaybedeceğine dair gerçekçi bir ihtimal görmüyorum. Bunun gerçekleşmesi için kapsamlı bir kara istilası gerekir ki bunun da gerçekten başarıya ulaşması şart.

Bu sırada İran sadece yedi cephede saldırmakla kalmıyor, aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasını da dayatıyor.

İran'ı teslim olmaya zorlamak konusunda ABD ve İsrail'in elinde hangi kozlar kaldı? Sadece nükleer seçenek. Ancak bunun ciddi şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyacak bir siyasi atmosferin bile mevcut olduğuna inanmıyorum.

Eğer boğaz gerçekten mayınlanırsa, İran, İsrail-ABD koalisyonuna karşı şah-mat yolunda kararlı bir adım daha atmış olacak.

Peki, İran'ın cephaneliği uzun süreli bir çatışmayı kaldırabilir mi? Tahminlerime göre halihazırda 2 bin ila 2 bin 500 füze ateşlediler ve 300-2 bin km menzil aralığında hâlâ bu sayının en az 10 katı füzeye sahipler. (Üretim yılları ve endüstriyel ölçek dikkate alındığında).

En azından şu aşamada, İran'ın füze eksikliği nedeniyle yenilgiye uğrayacağını öngörmüyorum.

Çeviri: YDH

Tags: 


Yeni yorum ekle