Epstein’ın ifşaatları: İskandinavya’dan Güney Asya’ya uzanan ağ
Epstein dosyasında yer alan milyonlarca sayfalık belge, farklı ülkelerdeki siyasi ve diplomatik çevreleri etkileyen ilişkileri açığa çıkardı.
Welayet News - 1980’ler ve 1990’ların kültürel simgelerinden biri olarak tanınan bir Fransız siyasetçi. İsrail ile Filistinliler arasında Oslo Anlaşmaları’na giden gizli görüşmelerde rol oynamış bir Norveçli diplomat. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu başkanlığı yapmış, bağlantıları güçlü eski bir Slovak bakan.
New York Times’ın (NYT) aktardığına göre, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve Mossad ajanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle istifa eden bu üç isim, benzer durumda olan tek kişiler değil.
Pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve İsrail ajanı Epstein’in, “şaşırtıcı derecede geniş bir çevrede” dostlar ve temaslar biriktirdiği belirtildi.
NYT’nin bildirdiğine göre, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve yaklaşık üç milyon sayfadan oluşan belgelerde ortaya çıkan ilişkilerin “rahatsız edici ayrıntıları”, Epstein’le bağlantılı birçok ismin kariyerini sarsmış durumda. Bu ilişkilerin bir kısmının, Epstein’in 2008’deki mahkumiyetinden sonra da sürdüğü aktarıldı.
Fransa, Norveç ve Slovakya’da istifalar
NYT’ye göre, Fransa’da bir dönem kültür bakanlığı yapan Jack Lang, Fransız makamlarının kendisi ve ailesinin Epstein’le mali bağları olduğuna dair iddiaları soruşturduğunu açıklamasının ardından, Paris’teki prestijli Arap Dünyası Enstitüsü başkanlığından istifa edeceğini cumartesi günü duyurdu.
Norveç’te, daha önce Ürdün ve Irak büyükelçiliği yapmış olan Mona Juul’un, kendisi ve eşi ile Epstein arasındaki mali ilişkilerin ortaya çıkmasının ardından görevinden ayrıldığı bildirildi.
Slovakya’da ise Başbakan Robert Fico’nun ulusal güvenlik danışmanı Miroslav Lajcak’ın, Epstein’le arasındaki e-posta yazışmalarının yayımlanmasının ardından istifa ettiği aktarıldı. Söz konusu yazışmalarda iki erkeğin “genç kadınlar hakkında laubali bir üslupla” şakalaştığı ifade edildi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu hafta yaptığı açıklamada, Epstein’in temas ağına atıfla, “Açıkça görülüyor ki çok geniş bir sistemi vardı” dediği aktarıldı.
Macron’un, “Bu durum aynı zamanda çok sayıda komplo teorisini ve başka şeyleri de besliyor” ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Küresel yankılar ve siyasi hesaplaşmalar
NYT’ye göre, Epstein ile eski İngiltere’nin Washington Büyükelçisi Peter Mandelson arasındaki dostluk, İngiltere’de büyük bir tartışma yarattı ve Mandelson’u bu göreve atayan Başbakan Keir Starmer’ın konumunu dahi başlangıçta tehlikeye soktu.
Birçok ülkede önde gelen isimlerin adlarının geçmesi, “iş kayıplarına, itibar zedelenmesine ve hatta hukuki yaptırım tehdidine” yol açtı.
Gazete, Panama Belgeleri’nde offshore hesap sahiplerinin ifşa edilmesine benzer biçimde, Epstein dosyasının da “İskandinavya’dan Güney Asya’ya uzanan ayrıcalıklı siyasi ve toplumsal çevreleri” görünür kıldığını yazdı.
Ortaya çıkan isimlerin çokluğu nedeniyle, bazı dünya liderlerinin Epstein’le bağlarını açıkça reddetme baskısı altında kaldığı aktarıldı.
Dalai Lama’nın Epstein’le görüştüğüne dair sosyal medyada yer alan iddialar üzerine, sürgündeki Tibetli ruhani lider adına pazar günü yayımlanan açıklamada, Dalai Lama’nın “Epstein’le hiç görüşmediği ve kimseye böyle bir görüşme için yetki vermediği” iddia edildi.
Hindistan’da ise Dışişleri Bakanlığı’nın, Epstein’in 2017’de Başbakan Narendra Modi’nin İsrail’e yaptığı devlet ziyareti sırasında izlenen “yaranmacı” tutumda kendisinin payı olduğu imasında bulunduğu bir e-postayı reddettiği bildirildi.
Açıklamada, Epstein’in iddialarının “mahkum edilmiş bir suçlunun bayağı hezeyanlarından ibaret olduğu ve en büyük küçümsemeyle karşılanması gerektiği” ifade edildi.
Buna karşın muhalefetteki Kongre Partisi’nin, bu ifadeleri Modi’nin yabancı “canavarlar” tarafından manipülasyona açık olduğu yönünde kullanmaya çalıştığı aktarıldı.
Partinin üst düzey yetkililerinden K.C. Venugopal’un, sosyal medyada başbakana “bu rahatsız edici ifşalar hakkında bizzat açıklık getirmesi” çağrısında bulunduğu belirtildi.
İsrail ve Slovakya’da tepkiler
İsrail’de, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun, Epstein ile eski başbakan ve Netanyahu’nun sert eleştirmenlerinden Ehud Barak arasındaki e-postalara dikkat çektiği aktarıldı.
Netanyahu’nun 6 Şubat’ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Jeffrey Epstein’in Ehud Barak’la olan olağandışı yakın ilişkisi, Epstein’in İsrail için çalıştığını göstermiyor. Tam tersini kanıtlıyor” dediği kaydedildi.
Netanyahu’nun, Barak’ın “yirmi yılı aşkın süre önceki seçim yenilgisini hazmedemediğini” ve “İsrail demokrasisini baltalamaya takıntılı biçimde çalıştığını” öne sürdüğü aktarıldı.
Aralık ayında konuşan Barak’ın, Epstein’in Manhattan’daki evinde öğle ve akşam yemeklerine katıldığını doğruladığı, ancak “herhangi bir cinsel istismara tanık olmadığını ya da buna katılmadığını” iddia ettiği bildirildi. Barak’ın, “Onunla herhangi bir ilişkim olmasından şimdi derin pişmanlık duyuyorum” dediği aktarıldı.
Slovakya’da Başbakan Fico’nun, Lajcak etrafındaki tartışmayı kendisine yönelik bir saldırı olarak sunduğu ve danışmanının istifasının ülkeyi “diplomaside inanılmaz bir deneyim kaynağından” mahrum bıraktığını söylediği belirtildi.
Lajcak’ın Slovak Basın Ajansı’na, “Bana hiçbir zaman cinsel hizmet teklif edilmedi, ben hiçbirine katılmadım, hiçbirine tanık olmadım ve bu konuda hiçbir bilgim olmadı” dediği aktarıldı. Ancak Slovakya’daki yorumcuların, Epstein’le arasındaki yazışmaların “samimi ve gayriresmi üslubu” nedeniyle bu inkârların inandırıcılığını zorladığını söylediği kaydedildi.
Bu yazışmalardan birinde Lajcak’ın, genç kadınlar söz konusu olduğunda “paylaşmak önemsemektir” dediği belirtildi.
Norveç’te soruşturma ve komisyon
Norveç’te polisin, Juul ve eşi Terje Rod-Larsen hakkında, medyada çiftin Epstein’in vasiyetinde 10 milyon dolar bıraktığına dair haberlerin ardından soruşturma başlattığı bildirildi.
Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide’nin, Juul’un “ciddi bir muhakeme hatası” sergilediğini söylediği aktarıldı. Juul’un avukatının ise müvekkilinin “kendisine yöneltilen suçlamaları tanımadığını” belirttiği ifade edildi.
NYT’ye göre, ifşaların en yoğun hissedildiği ülkelerden biri Norveç oldu. Eski başbakan Thorbjorn Jagland, veliaht prenses Mette-Marit ve şu anda Dünya Ekonomik Forumu’nun başında bulunan eski dışişleri bakanı Borge Brende’nin de Epstein’le bağlantıları nedeniyle inceleme altında olduğu aktarıldı.
Norveç Parlamentosu’nun salı günü bu bağları araştırmak üzere bağımsız bir komisyon kurduğu bildirildi.
Daha önce İsrail, Afganistan ve ABD büyükelçiliği yapmış olan Kare R. Aas’ın, ifşaların diplomatlar arasında “üzüntü ve kaygı” yarattığını söylediği, Juul ve eşinin mahkemelerde hesap vereceğini düşündüğünü belirttiği aktarıldı.
Aas’ın, “Norveç’te yolsuzluğa merhamet yoktur; siyasetçiler ve büyükelçiler gibi üst konumdaki Norveçliler de bunun istisnası değildir” dediği kaydedildi.
Fransa’da Jack Lang dosyası
Fransa’da Jack Lang dosyasının, Epstein’le ilişki kurmanın bedelini göstermesi açısından “dikkat çekici bir sınav” olacağı ifade edildi.
Uzun kariyerinde popüler kültürel etkinlikler ve mimari simgelerle anılan Lang’ın, 2013’ten bu yana yönettiği Arap Dünyası Enstitüsü aracılığıyla emekli olduktan sonra da “saygın bir figür” olarak kaldığı aktarıldı.
Paris merkezli yayıncı Christine Ockrent’in, Lang’ın artık “siyasi ağırlığı olan bir figürden ziyade folklorik bir kişilik” olduğunu, ancak yine de “Fransız kültürünü temsil ettiğini ve Epstein’in muhtemelen bu erişimi onun üzerinden sağlamayı düşündüğünü” söylediği belirtildi.
Belgelerde Lang’ın adının 600’den fazla kez geçtiği, 2012’ye kadar uzanan öğle yemekleri, akşam yemekleri ve iş anlaşmalarını içeren e-postaların bulunduğu aktarıldı.
Lang’ın, Epstein’le ortak bir arkadaşları olan yönetmen Woody Allen aracılığıyla tanıştığını söylediği bildirildi.
Fransız araştırmacı gazetecilik sitesi Mediapart’a göre, Epstein’in Lang’ın kızı Caroline ile ortak bir offshore fon kurduğu, bu fonun “yükselen sanatçıları desteklemek” amacıyla oluşturulduğu ifade edildi.
Ayrıca Epstein’in vasiyetinde film yapımcısı olan Caroline’a 5 milyon dolar bıraktığı aktarıldı.
Fransa Ulusal Mali Savcılığı’nın, Lang ve kızı hakkında “vergi kaçakçılığı gelirlerinin aklanması” şüphesiyle ön soruşturma başlattığı bildirildi.
Lang’ın ise sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Hakkımdaki suçlamalar asılsızdır ve medya ile dijital mahkemelerin gürültüsüne ve öfkesine rağmen bunu kanıtlayacağım” dediği aktarıldı.(YDH)

Yeni yorum ekle