İran İslam Cumhuriyeti İmam Mehdi’nin (a.f) Devletidir
Hizbullah Genel Sekreteri, zuhurun hızlandırılmasının yolunun velayet-i fakih liderliğine uymak ve küresel emperyalizme karşı mücadelenin sürdürülmesi olduğunu söyledi.
Welayet News - Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Hüccetü’l-İslam Şeyh Naim Kasım, salı akşamı Cemkeran Mescidinde düzenlenen 15 Şaban merasiminde yaptığı görüntülü konuşmada şunları söyledi:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selam, yaratılmışların en hayırlısı, efendimiz, sevgilimiz ve önderimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.), onun temiz ve pak ailesine, seçkin ashabına ve kıyamet gününe kadar bütün peygamberlere, salihlere ve şehitlere olsun.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. İmam Mehdi’nin (canlarımız ayaklarının altındaki toprağa feda olsun) dostları, sevenleri ve zuhuruna zemin hazırlayanlar arasında bulunmam için bu imkânı bana sağladıkları için Mukaddes Cemkeran Mescidi yönetimine ve yöneticisi Sayın Seyyid Ali Ekber Ocaknejad’a en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Allah-u Teâlâ aziz kitabında şöyle buyurmaktadır: “…biz o ülkede güçsüz düşürülenlere lutufta bulunmak, onları önderler yapmak, onları (ülkelerinin) vârisleri kılmak istiyorduk…” Allah Resulü (s.a.a.) de şöyle buyurmuştur: ‘Mehdi’ye müjdeler olsun, Mehdi’ye müjdeler olsun, Mehdi’ye müjdeler olsun. İnsanlar arasında ihtilafların ve büyük sarsıntıların ortaya çıktığı bir zamanda kıyam edecektir. Yeryüzünü zulümle dolduğu gibi onu adaletle dolduracaktır. Kulların kalplerini doyuracak ve onun adaleti herkesi kuşatacaktır.’
İmamımız Mehdi (a.f.), bütün hidayet ehlinin özü ve insanlığın umududur. Ahir zamanda onun doğrudan liderliğiyle adalet, ilahi iradenin belirlediği ölçüde bütün dünyaya yayılacaktır. İnsanlık ona muhtaçtır. İmanla dolu kalpler ona muhtaçtır. Allah yolunda canlarını satan sadıklar ona muhtaçtır. O, yeryüzünde adaleti tesis etmeye layık ve ehildir. Mustazaflar kurtuluş için ona umut bağlamıştır. O, ilahi vaattir ve halkların zalimlere, müstekbirlere ve tağutlara karşı mücadelede ihtiyaç duyduğu hakikattir.
Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki bazı ümmetler hata, sapma ve zulme sürüklendi, zulmün zirvesine ulaştı ve ardından Yüce Allah onları helak etti ve yok edici azaplara uğrattı. Ancak Allah-u Teâlâ, bizim ümmetimize, yani Muhammed ümmetine ve bu çağda yaşayan insanlara, zulüm ne kadar yayılırsa yayılsın, müstekbirler ne kadar güçlü olursa olsun ve tağut yeryüzüne ne kadar hâkim olursa olsun, kurtuluşun İmam Mehdi’nin (a.f.) eliyle gerçekleşeceğini ve ümmetin adalet ve hayır temelinde küresel liderliğe ulaşacağını vaat etmiştir.
İmamın zuhurundan önce ümmetin hazırlanması gerekir. Müminlerin güçlü, mücadeleci ve fedakâr bir topluluk haline gelmesi gerekir. Allah yolunda canını ortaya koyan temiz, cesur ve adanmış liderlerin ortaya çıkması gerekir. Hamdolsun ki bugün, bu çağın bereketiyle ve onlarca yıldır bu süreç gerçekleşmektedir.
Ey efendim, ey rehberim, ey sevgilim, ey imamım Ya Mehdi (a.f.)! Gaybetinden bu yana âlimler, müminler, erkekler, kadınlar ve gençler zor şartlarda İslam’ın yücelmesi için çalıştılar ve senin zuhurunu beklediler. Allah’ın lütfuyla olağanüstü ve mucizeye benzer bir başarıya ulaştık: 1979 yılında, Allah’ın salih kulu İmam Ruhullah Humeyni (r.a.) önderliğinde, büyük, kahraman, fedakâr ve ihlaslı İran halkının desteğiyle, küresel zorbalığın zirvesinde İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. Bunların tamamı zuhur yolundadır.
Bu İslam Cumhuriyeti’nin ilk on yılı İmam Humeyni’nin liderliğiyle geçti. Ardından o vefat etti ve Yüce Allah bize İmam Hamanei’yi nasip etti. İmam Hamenei (Allah gölgesini daim etsin), 37 yıldır bu bayrağı taşımaktadır ve inşallah onu sana teslim edecektir Ya Mehdi. O, küresel emperyalizme, Amerika’ya, Batı’ya ve katil Siyonizm’e karşı durmaktadır. Halkın ve silahlı kuvvetlerin yanında durarak zorluklara karşı direnmektedir. Dünyadaki mustazafların ve direniş cephesinin yanında yer almaktadır. Bunların hepsi senin zuhurunu beklemektedir.
Lübnan’da, Filistin’de ve bölgede direniş, İmam Humeyni’nin emri ve rehberliğiyle güçlü ve etkili biçimde ortaya çıktı. Lübnan’daki her direnişçi İmam Mehdi’nin adını anmakta, kendisini senin yolunda bir asker olarak görmekte ve zuhurunu beklemektedir. O, canı dâhil her şeyini feda eder. Çünkü şehadetle sana olan sadakatini kanıtladığını ve kardeşlerine yolu açtığını bilir, izzetin, özgürlüğün ve hakkın kanıyla yoğrulmuş bir yolla sana ulaşmayı hedefler.
Ey efendim, ey rehberim, ey sevgilim ey imamım Mehdi! Lübnan’daki direniş komutanları hakkında ne söyleyebilirim ki? Sen onları tanıyorsun. Hizbullah genel sekreterleri Seyyid Abbas Musevi, Seyyid Hasan Nasrallah ve Seyyid Haşim Safiyuddin hakkında, yardımcıları, komutanlar, şehitler, yaralılar, esirler ve fedakâr halk hakkında, onların İran İslam Cumhuriyeti Rehberine, Hacı Kasım Süleymani ve yol arkadaşlarına olan güçlü bağları ve İmam Hamenei’nin velayetinde erimeleri hakkında ne söyleyebilirim?
Seyyid Hasan (r.a.) bana şöyle derdi: “Her zaman Cemkeran Türbesi’ni ziyaret etmek istiyorum. Orada İmam’a biat ediyor ve zuhur için dua ediyorum.” Ayrıca şöyle derdi: “Rehberimizin zor zamanlarda Cemkeran’a gittiğini biliyorum.”
Ey imamım! Gençlerimiz Güney Lübnan sınır bölgelerinde “Ya Mehdi” diye haykırıyor, “Allah’ım imamımızın zuhurunu hızlandır” diye sesleniyorlar. Saldırıyorlar, savunuyorlar ve cephede dimdik duruyorlar. Zamanın Sahibine (a.f) gerçek bir sevgi besliyorlar. Onun yardımını ve rehberliğini hissediyorlar. İradelerinin gücünü ve iç huzurlarını bu bağdan alıyorlar ve bu onlara yetiyor.
Ey bekleyenler, İmam Mehdi (a.f) âşıkları! İmam Mehdi’nin yolu, velayet yoludur. Veliyyi Fakih lideri İmam Hamenei’ye bağlılıktır. Tağutlara ve İsrail’e karşı direniş, ümmetin izzetinin temeli ve zuhurun hızlanmasının yoludur. Büyük ve çok sayıdaki fedakârlıklar bizi kurtuluşa yaklaştırır ve bu yolda bir nur olur.”
Şeyh Naim Kasım, İran İslam Cumhuriyeti’ni İmam Mehdi’nin (a.f) devleti olarak nitelendirerek şöyle dedi: “İmam Humeyni’nin buyurduğu gibi, Hizbullah İmam Mehdi’nin (a.f) partisidir. Bütün varlığımız İmam Mehdi’ye yardım yolunda olmalıdır. Bekleyiş kurtuluş yoludur, Mehdi’nin liderliği kurtuluş yoludur. Onu anmak dünyada ve ahirette bir nurdur. Cemkeran’da sürekli bulunmaya devam edin, orası onun sürekli varlığına en yakın mekânlardandır. Direnişin Siyonistlere ve tağut Amerika’ya karşı mücadelesi sonunda mutlaka zaferle sonuçlanacaktır. Çünkü bu direniş adaletin ve hakkın sembolüdür ve yardımcıları sadık, ihlaslı, güçlü ve fedakârdır.
Yüce Allah buyurmuştur ki: “…ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir…”
Allah’ım, İmam Mehdi’nin (a.f)zuhurunu hızlandır ve bizi onun yardımcılarından, destekçilerinden ve huzurunda şehit olanlardan eyle.”

Yeni yorum ekle