Atvan: Trump ve Netanyahu İran’a Saldırı İçin Bahane Üretiyor
"Onlar 12 günlük savaşta İran’dan utanç verici bir yenilgi aldılar ve şimdi bu yenilgiyi telafi etmek istiyorlar. Halkın gösterileriyle İran’daki sistemi değiştirmek istiyorlar; ancak İran halkı büyük ve onurlu bir halktır ve kalbi İran’la birliktedir”
Welayet News - Filistinli gazeteci ve yazar Abdulbari Atvan, İran’da yaşanan huzursuzlukların Netanyahu ile Trump’ın görüşmesiyle aynı zamana denk gelmesinin tesadüf olmadığını belirterek, İran’ın füze sistemlerini ve nükleer programını geliştirdiği yönündeki iddiaların da İran’a yönelik bir saldırı için bahane olarak kullanıldığını söyledi. Atvan’a göre, söz konusu saldırıda ABD ve İsrail’in rolü söz konusu olduğunda İran halkı ülkesini savunacak ve ABD, İsrail rejimi ve onların İran’da darbe girişimine yönelik çabalarıyla asla aynı safta yer almayacaktır.
Arap dünyasının önde gelen analistlerinden Abdulbari Atvan, YouTube’daki “Basira” kanalına yaptığı açıklamaların bir bölümünde, İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Florida’daki görüşmesinin son derece tehlikeli olduğunu söyledi. Atvan, “Bu görüşme savaş ve kan görüşmesidir. Bu toplantının amacı, İsrail rejimini içine düştüğü krizlerden kurtarmaktır” dedi.
Atvan, Netanyahu ile Trump arasında gizli anlaşmalar yapıldığını ve bu kapsamda İsrail rejimine İran’a saldırı izni verildiğini öne sürerek, “Çünkü İran’ı, İsrail rejimi ve ABD’nin bölgedeki çıkarları için en büyük tehdit olarak görüyorlar. Aynı zamanda Netanyahu’nun Gazze’de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını kabul ettiği yönündeki iddialarla Arapları hem alaya alıyor hem de sürekli kandırıyorlar. Bu gizli bir anlaşmadır ve bir gerçektir” ifadelerini kullandı.
Atvan açıklamalarının devamında, Trump’ın “İran’ın füze sistemlerini ve nükleer programını geliştirdiğine dair elimizde bilgiler var; bu durumda İran’a saldıracağız” dediğini hatırlatarak, bu iddiaların aslında İran’a saldırı için bir bahane üretme çabasından ibaret olduğunu söyledi. “Yenilmiş ve kriz içindeki Netanyahu Florida’ya gitti. Bu bir gerçektir. Netanyahu İran’a saldırmak istiyor ve buna dair çok sayıda gösterge bulunuyor” diyen Atvan, bu göstergelerden birinin de Mossad’ın “X” platformunda yayımladığı ve İran’daki huzursuzluklar ile gösterilere destek verdiğini açıkladığı bildiri olduğunu ifade etti.
İran’daki huzursuzlukların başlamasının Netanyahu ile Trump’ın görüşmesiyle aynı zamana denk gelmesinin de tesadüf olmadığını vurgulayan Atvan, hayat pahalılığı ve enflasyonun sadece bir bahane olduğunu, çünkü İran’da enflasyonun her zaman var olduğunu söyledi. Atvan, “Bu huzursuzluklar bir savaşın başlangıcı için zemin hazırlamaktadır. Onlar 12 günlük savaşta İran’dan utanç verici bir yenilgi aldılar ve şimdi bu yenilgiyi telafi etmek istiyorlar. Halkın gösterileriyle İran’daki sistemi değiştirmek istiyorlar; ancak İran halkı büyük ve onurlu bir halktır ve kalbi İran’la birliktedir” dedi.
Atvan, İran halkının gerektiğinde canı pahasına ülkesini savunacağını belirterek, “ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı söz konusu olduğunda İran halkı ülkesini ve bu ülkenin sistemini savunacak, ABD, İsrail rejimi ve onların İran’da darbe girişimine yönelik çabalarıyla asla birlikte hareket etmeyecektir. İran halkı, ABD ve İsrail rejimine karşı sistemle birlikte aynı cephededir” diye konuştu.
Mossad’ın kendisini İran halkının yanında gösterme çabalarını da sert sözlerle eleştiren Atvan, “Mossad’ın ‘İran halkının yanındayız’ iddiası büyük bir ihanettir. Büyük İran halkına ihanet etmek istiyorlar” dedi. Atvan, ABD’nin Irak’taki Ayn el-Esed üssünü askerlerinden boşaltmaya başladığını hatırlatarak, bunun nedeninin İran’a yönelik herhangi bir saldırının, İran’ın Orta Doğu’daki ABD üslerini hedef almasına yol açacağını bilmeleri olduğunu söyledi. ABD’nin bölgede yaklaşık 70 bin askerle onlarca üssü bulunduğunu belirten Atvan, “Korku ve panik içindeler. Bu nedenle Ayn el-Esed üssünü boşalttılar. Bu adımlar, Mossad’ın İran’daki huzursuzluklarda rol oynadığını ve bunları genişletmeye çalıştığını gösteren önemli bir işarettir” değerlendirmesinde bulundu.
Atvan, İran’ın olası bir ABD ve İsrail saldırısına nasıl karşılık vereceğine ilişkin olarak ise, “Bana göre İran karşılık vermeye hazırdır. İran’ın elinde birçok seçenek var ve Amerikalıların ve İsraillilerin başına evi yıkabilir. İran, kendini savunmak için füze ve insansız hava araçları üretti; eğer kendini savunmayacaksa bu silahların ne faydası var?” dedi.
İran’ın İsrail ve ABD saldırılarına mutlaka karşılık vereceğini ve bu karşılığın daha da sert olacağını ifade eden Atvan, “12 günlük savaştan önce de İran’ın karşılık vereceğini söylüyorduk. Bazıları İran’ın cevap vermeyeceğini iddia ediyordu; ancak savaş başladıktan sonra analizimizin doğru olduğu görüldü” dedi. İsrail rejiminin Tel Aviv’deki büyük yıkımı gösteren görüntülerin yayımlanmasına izin vermediğini, Weizmann Enstitüsü’ndeki yıkıma dair görüntülerin de engellendiğini belirten Atvan, İsrail’in “İran’ın nükleer programını yok ettik” iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Atvan, “Eğer gerçekten İran’ın nükleer tesisleri yok edilmiş olsaydı, radyoaktif maddelerin yayılması nedeniyle İran’da tek bir sağlıklı insan bile kalmaması gerekirdi. Bu da hedef alınan tesislerin boş olduğunu ve içinde zenginleştirilmiş madde bulunmadığını gösteriyor. Ayrıca, eğer nükleer tesisleri yok ettilerse şimdi neyin peşindeler?” diye sordu.
İran’ın tepkisinin çok sert olacağını yineleyen Atvan, İran’ın kendini yeniden toparladığını ve füze kapasitesini geliştirdiğini belirtti. İran’ın “Fettah”, “Hayber”, “Secil” ve diğer füzelerden oluşan yaklaşık 500 füze fırlatarak İsrail ve ABD savunma sistemlerini, Demir Kubbe ve Hets dahil, aşabildiğini ve bu füzelerin büyük bölümünün hedeflerini vurduğunu söyledi. Yeni bilgilere göre İran’ın ayda 3 bin gelişmiş füze ürettiğini ifade eden Atvan, “İran’ın yüzölçümü, İsrail rejiminin kontrolündeki toprakların 75 katıdır. İran başlı başına bir kıtadır ve öyle kalacaktır” dedi.
İran’ın binlerce yıllık bir medeniyete sahip olduğunu, buna karşılık İsrail rejiminin sadece 76 yıllık bir geçmişi bulunduğunu vurgulayan Atvan, “Bu rejim hiçbir zaman köklü bir medeniyeti yenemeyecektir. İsrail rejimi çok büyük bir meydan okumayla karşı karşıyadır ve korku içinde yaşamaktadır. Suriye ve Gazze’deki planları istedikleri gibi ilerlemediği gibi Batı Şeria’da da büyük sorunlarla karşı karşıyalar. Filistin halkı ise direnişini sürdürmektedir” dedi.
Atvan ayrıca, ABD yanlısı grupların Yemen’in güneyinde çatışmalar içinde olduğunu ve durumun giderek daha da kötüleşeceğini belirtti. Yemen’de Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki gerilimin bölgenin en önemli gelişmelerinden biri haline geldiğini söyleyen Atvan, bu iki ülkenin Gazze’deki gelişmelerin kendilerini etkilemeyeceğini sandığını, oysa İsrail rejiminin Emirlikler ile Suudi Arabistan arasındaki savaş ve fitnenin asıl kaynağı olduğunu dile getirdi. Atvan, bu ülkelerin İsrail ile normalleşme sürecine hiç girmemeleri gerektiğini, çünkü bu sürece girdikten sonra durumlarının çok daha kötü hale geldiğini ifade etti.
Atvan son olarak, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında da gerilim ve çatışmaların yaşandığını belirterek, İran’ın Çin ve Kuzey Kore’den temin ettiği son derece modern silahlar sayesinde hava kuvvetlerindeki boşlukları kapattığını söyledi. Atvan, “Genel olarak İran’daki gösteriler bir sonuca ulaşmayacaktır; çünkü bu olaylarda dış etkenlerin rolü vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni yorum ekle