Hizbullah: ABD, orman kanunu mantığıyla tüm dünyaya hakim olmaya çalışıyor

Çar, 07/01/2026 - 13:43

Hizbullah’ın üst düzey bir temsilcisi, ABD’nin bir devlet değil suç çetesi olduğunu ve Trump’ın orman kanunu anlayışıyla hareket ettiğini söyledi.

Welayet News  - Lübnan Parlamentosu’nda Direnişe Sadakat Bloku’nun üst düzey temsilcilerinden Hasan İzzettin, Güney Lübnan’ın Sur kentinde yer alan El-Burc eş-Şimali Kampı’ndaki Filistin Kültür Merkezi’nde, Şehit Komutan Hac Kasım Süleymani’nin şehadetinin altıncı yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu. Lübnanlı siyasi partilerin temsilcileri, Filistinli gruplar, çok sayıda din âlimi, aktivist, önde gelen şahsiyetler ve yerel halkın katıldığı törende İzzettin, Şehit Süleymani’nin kişiliğinin bazı yönlerini ele aldı. 

Şehit Süleymani her zaman Filistin yolunda İslam ümmetinin birliğini vurguladı 

Hasan İzzettin, bu törende Hizbullah adına yaptığı konuşmada, Şehit Hac Kasım Süleymani’nin uluslararası bir kahraman olduğunu ve coğrafya ile sınırların ötesinde bir şahsiyet taşıdığını belirtti. Süleymani’nin, despot ve müstekbir Amerikan düşmanının her şeye hâkim olmayı hedeflediğini bildiğini söyleyen İzzeddin, şehit komutanın tüm mezhepsel ve dinî farklılıklara rağmen İslam ümmetinin birliğine daima inandığını ifade etti.

İzzettin, Şehit Süleymani’nin İslam ümmetinin birliğini, cephelerin bütünleşmesini, sahaların koordinasyonunu ve ümmetin imkân ve kabiliyetlerinin Filistin için seferber edilmesini, Filistinlilerin haklarının yeniden ihyası için pratik bir adım olarak gördüğünü vurguladı. Süleymani’nin, Filistin olmadan İslam ümmeti, cihat ve mücadelenin hiçbir anlamı olmayacağını defalarca dile getirdiğini aktaran İzzettin, Filistin’in hakikat ve gerçeklik, ölçüt ve kahramanlık, denge, ahlak, değerler, ilkeler ve mücadelenin özü olduğunu; Filistin olmadan İslam ümmetinin onurunu, izzetini ve haklarını kaybedeceğini söyledi.

Bu Hizbullah milletvekili, Şehit Süleymani’nin Filistin davasını omuzladığını ve bu yolda şehit düştüğünü belirterek, bunun en güzel, en görkemli ve en meşru şehadet türü olduğunu ifade etti. Filistin ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) miraç mekânı olan Mescid-i Aksa uğruna şehadet olduğunu vurgulayan İzzettin, İslam ümmetinin ideallerini ve kaygılarını taşıyan bu büyük kahramanın kanını Kudüs yolunda emanet bıraktığını ve cihat yolundaki şehadetini en güzel biçimde taçlandırdığını söyledi. 

Şehit Süleymani’nin yolu güçlü biçimde ayakta ve devam ediyor 

Hasan İzzettin, bugün Şehit Süleymani’nin aramızdaki varlığının yokluğundan daha güçlü olduğunu ve yolunun ile yaklaşımının hâlâ ayakta olup devam ettiğini belirtti. Aynı şekilde Kassam Tugayları’nın, Hamas ve İslami Cihad’ın lider ve komutanlarının, tüm Filistinli grupların ve Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın yolunun da sürdüğünü ifade etti.

Lübnan Parlamentosu üyesi İzzettin, tecrübenin bir liderin şehit edilip aramızdan ayrılabileceğini ancak liderliğinin yol ve yönteminin baki kaldığını gösterdiğini söyledi. Bir peygamberin vefat edebileceğini ama nübüvvetin, bir imamın vefat edebileceğini ama imametin, bir düşünürün vefat edebileceğini ama fikrinin kalıcı olduğunu belirten İzzettin, kendilerinin de bu kahramanların yolunda kalacaklarına dair söz verdiklerini ve bunun İslam ümmeti, halk ve direnişin destekçileriyle yaptıkları bir ahit olduğunu dile getirdi. 

ABD orman kanunu ile hareket ediyor 

Direniş Bloku’nun bu temsilcisi, Şehit Hac Kasım Süleymani’nin ABD ve projeleri karşısında büyük bir engel olduğunu ve bu nedenle Trump’ın onu suikastla hedef almaya karar verdiğini söyledi. İzzettin, ABD’nin bir devlet değil suç çetesi olduğunu belirterek, bugün herkesin Trump’ın orman kanunu gibi davrandığını gördüğünü, bu kanunun dünyayı zor, adaletsizlik, dayatma ve tahakküm mantığıyla yönettiğini ifade etti.

İzzettin, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırganlığına ve bu ülkenin Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasına değinerek, Amerikalıların hangi hakla Venezuela’ya saldırdığını ve bu ülkenin resmî ve seçilmiş cumhurbaşkanını kaçırdığını sordu.
Hangi hakla halkların kaynaklarına el koyduklarını soran İzzettin, uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler’in, insan hakları kuruluşlarının ve uluslararası ceza mahkemelerinin nerede olduğunu sorguladı.

Hasan İzzettin, Lübnan’daki duruma da değinerek, direnişin hâlâ var olduğunu ve bu toprakları savunmaya inanan herkesin zihninde ideolojisinin canlı kaldığını vurguladı. Toprağın kendileri için istenildiğinde toplanıp gidilecek bir bavul olmadığını, aksine kimlik ve aidiyet anlamına geldiğini belirten İzzettin, bu zeytin ve limon ağaçlarının, atalarının, babalarının, çocuklarının ve torunlarının yaşadığı topraklar olduğunu ve damarlarındaki son damla kana kadar savunacaklarını söyledi. 

Düşman yıkım ve katliamla irademizi kıramaz 

Hizbullah temsilcisi, düşmanın Lübnan’ın şehir ve köylerinde tahakküm, suçlar, yıkım ve kör katliamlar yoluyla iradelerini kırabileceğini düşünenlerin bir hayal içinde olduğunu söyledi. İzzettin, iradelerinin Allah’ın iradesinden kaynaklandığını ve Allah’ın iradesinin asla kırılmayacağını vurguladı.

Hasan İzzettin, konuşmasının devamında Lübnan hükümetine ve tüm yetkililere seslenerek, savaş meydanında hedeflerine ulaşamayan bir düşmana faydasız tavizler vermenin artık yeterli olduğunu ifade etti. Siyonist düşmanın savaş boyunca beş köyü işgal etmek için beş askeri tümeni Lübnan’a soktuğunu ancak başarısız olduğunu, Gazze’de de hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını söyledi.

İzzettin, Amerikalıların, Siyonist düşmanın savaş alanında elde edemediklerini siyasi tavizlerle kazandırmak istediğini belirterek, bunun bir hayal ve serap olduğunu söyledi. Ne kadar komplo kurarlarsa kursunlar hedeflerine ulaşamayacaklarını ve iradelerini kıramayacaklarını vurgulayan İzzettin, bu irade ayakta kaldığı sürece zaferin kendilerinin olacağını, Filistin’in ise dünyadaki tüm özgür insanların ve onurlu bireylerin uğruna canlarını feda etmeye hazır olduğu bir pusula olmaya devam edeceğini ifade etti.(Ajanslar)



Yeni yorum ekle