Siyonist Medya: İsrail Ordusu Herhangi Bir Savaşa Hazır Değil

Ct, 10/12/2022 - 21:46

Ünlü Siyonist gazeteci yazar Ron Ben Yishai, birkaç generalden İsrail ordusunun

Welayet News  - Son üç buçuk yılda 5 kez erken seçime giden Siyonist İsrail, toplumundaki derin bölünme yaşanırken bir yandan Filistin direniş gruplarının yoğunlaşan operasyonlarıyla ve  diğer yandan Filistin işgalinin başlangıcı 1948'den bu yana farklı bir siyasi, güvenlik ve sosyal durumla karşı karşıya kalmıştır.

Benyamin Netanyahu başkanlığındaki yeni İsrail kabinesi, ırkçı ve aşırılık yanlısı lideriyle pratikte aşırı sağcı partilerden oluşan faşist bir rejim kurmuştur. Yeni kabinenin radikalizm yaklaşımı iç siyasette İsrailliler ile Filistinlilerin yaşamlarını kötü etkileyecektir. Bununla birlikte yeni siyasi gelişmeler Siyonist liderleri birçok iç ve dış sorunla karşı karşıya getirir. Bunlar Siyonist Rejim’in varlığını da tehlikeye sokabilir.

Yeni Dönemde İsrail'in İç ve Dış Sorunları

Netanyahu liderliğindeki kabine, rejimin yargı sisteminde önemli değişiklikler yapmaya çalışıyor ve bunun sonucunda kabinenin hukuk danışmanı pozisyonu kaldırılacak. Aynı zamanda Yargıtay yapısındaki temel değişikliklerle yargının kararları Knesset'in (Rejimin parlamentosu) kontrolünde olacaktır. Bu durum yargının bağımsız bir kurum olarak rolünün sona ermesine yol açacak ve rejim ordusunun Batı Şeria'daki performansını etkilerken Tel Aviv’in uluslararası arenadaki konumuna da büyük zarar verecektir.

Netanyahu kabinesinin işgal altındaki Filistin topraklarını özellikle Batı Şeria'da yerleşim birimlerini genişletme kararının Siyonistler için birçok iç ve dış sonucu olacaktır. Netanyahu 2021'deki son kabine döneminin sonunda, yerleşimcilerin Batı Şeria'yı işgal altındaki topraklara ilhak etme talebini kabul ettiğini söyledi. Yeni dönemde Netanyahu kabinesinin ana üyelerinden biri olan ve Maliye Bakanlığı'nı devralmayı planlayan Dini Siyonizm Partisi lideri Bezalel Smotrich, işgalin genişletilmesi gerektiğini ve Batı Şeria'ın ilhakını desteklediğini vurguladı.

Netanyahu kabinesinde bir başka aşırı sağcı milletvekili Itmar Ben-Gvir’in, Ulusal Güvenlik Bakanılığına aday gösterilmesi, Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırıların artmasının ve Kudüs'teki İslami ve Hıristiyan yapıtları ile kutsal yerlerin yıkmasının önünü açabilir. Öyle ki Arap dünyasının yanı sıra Filistinlilerin büyük tepkisini çekebilir. Bu durum, bazı Arap ülkelerinin Tel Aviv ile yaptığı normalleşme anlaşmalarını bile tehlikeye atabilir.

Aşırı sağcı kabinenin faşist bakanları, Filistin Özerk Teşkilatı'nın dağılmasına ve Mahmud Abbas'ın Filistin siyaset arenasından çekilmesine yol açacak olan 1993'teki Oslo anlaşmasının iptal edilmesini de vurguluyor.

Bu mesele Siyonistlere şu sorunları yaratabilir:

*Batı Şeria'daki tüm Filistinliler işgalci rejimin kontrolü altında olacak. Bu da Filistinlilerin memnuniyetsizliğinin artmasına ve tehlikeli bir Siyonizm karşıtı operasyon dalgasının başlamasına yol açacak. Ayrıca bu durumun gölgesinde üçüncü İntifada patlak verebilir.

*Arap ülkeleri ve Birleşmiş Milletler'in Filistinlilere yaptığı mali yardımlar kesilecek ve bu da Siyonistlere büyük bir ekonomik yük getirecektir. Çeşitli ekonomik zorluklarla uğrașan İsrail'in bu sorunla başa çıkma gücü olduğu söylenemez.

*Amerika'da Joe Biden hükümeti bu durumu olumlu karşılamaz ve Washington hükümeti ile İsrail kabinesi arasındaki gerilimi artıracaktır.

*Daha önce Tel Aviv ile normalleşme anlaşması imzalayan Arap ülkeleri, bu rejimle ilişkilerini sürdürme konusunda baskı altına girecek, sonrasında bu durum diğer Arap ülkeleri ile Tel Aviv arasında normalleşme anlaşmalarının imzalanmasını engelleyebilir.

*Filistin Özerk Teşkilatı’nın dağılması ve Ebu Mazen gibi isimlerin siyasetten uzaklaştırılması, Filistinlilerin direnişçi grupların saflarına geçmesine tek cephede Siyonistlere karşı savaşmalarına neden olacaktır.

Ancak Siyonistlerin yeni dönemdeki dördüncü sorunu, aşırı sağcı milletvekili Itmar Ben-Gvir’in, Ulusal Güvenlik Bakanlığı koltuğunda oturmasıdr; Rejimin geçici kabinesinin Savaş Bakanı Benny Gantz bu bakanlığın Ben Gvir’in eline geçmesinin tehlikeli bulduğunu bildirmişti. Ona göre bu şahıs kendisine verilen yetkilerle özel bir ordu kurmayı amaçlıyor ve İsrail'in askeri ve güvenlik işlerini keyfi olarak yönetmek istiyor. Bu durum, rejimin idari ve güvenlik kurumlarının zafiyetine yol açar; Zira Ben-Gvir, aşırı yaklaşımı ve şiddet kullanma tehditleriyle kesinlikle tehlikeli stratejik hatalar yapacaktır.

Siyonistler arasındaki tutarsızlık en üst seviyede olduğu dönemde Tel Aviv Filistinlilerin artan operasyonlarını durdurmakta başarısız olmuştur. Bu durumda işgalci rejimin en önemli endişesi İran gücünün çeşitli düzeylerde artmasıdır.

Konuya dair İsrail Askeri İstihbarat Başkanı Tümgeneral Aharon Haliva, Tahran'ın İran'ın zenginleştirilmiş uranyum üretiminde büyük ilerleme kaydederken ABD'den İran’la mücadelede Tel Aviv’in yanında yer almasını istedi.

Bu arada, kanıtlar ABD'nin İran'a karşı maceralara katılmak istemediğini ve İran'a karşı ekonomik yaptırım seçeneğini kullanmayı ve aşırılık yanlısı ve terörist grupları desteklemeyi tercih ettiğini gösteriyor.

İsrail'in Yakında Yok Olacağına Dair Uyarılar

Mevcut güvenlik durumunun devam etmesi halinde Yahudi düzeninin yakında çökeceği uyarısını yapan birçok Siyonist generallere göre, ileride yaşanacak mühtemel kapsamlı savaşta ordunun İran ile müttefikleri ile mücadele edecek gücü kalmayacak ve karşı tarafın fırlatacağı on binlerce füze İsrail’i yerle bir edecek.

Bu bağlamda, emekli Siyonist Tümgeneral Yitzhak Brick, yaklaşan savaşta birkoç kişinin öldürüleceğini ve İsrail'in derinliklerinin kanlı bir savaş alanına dönüşeceğini duyurdu. Yitzhak Brick, olası savaşta yaşanacakların çok kurkunç olacağını söyledi.

Bu arada işgal güçlerinin yoğun baskısına rağmen Filistin direniş gruplarının orerasyonları devam ediyor. Bu durum İsrail’in güvenlik ile siyasi kurumlarını zor bir duruma sokmuştur. Üst düzey Siyonist askeri yetkililer, Filistin'deki bakınların ordu güçlerini zayıflatığını ve pratikte polis gücü haline geldiğine inanıyor.

İbranica yayınlanan Yediot Aharanot gazetesi, yeni İsrail kabinesinin aşırı yaklaşımının çeşitli iç ve dış alanlarındaki sonuçlarına atıfta bulunarak, ordunun kara kuvvetlerinin Batı Şeria'daki görevinin artmasının büyük bir gerilime yol açabileceğini yazdı.

Ünlü Siyonist gazeteci yazar Ron Ben Yishai, rejimin güvenlik teşkilatından üst düzey bir kaynağın ordunun kara kuvvetlerinin büyük bir bölümünün Batı Şeria'da Filistinlilerle karşı karşıya geldiğini söylediğini aktardı. Yishai bu durumun Lübnan ile 2006 savaşında olduğu gibi İsrail'in bir sonraki savaşa hazırlıksız girmesine yol açabileceğini kaydetti.

Rejimin üst düzey güvenlik isimlerine yakınlığıya bilinen Siyonist yorumcu, birkaç generalden ordu kuvvetlerinin herhangi bir savaşa girmeye hazır olmadığını birkaç kez duyduğunu belirtti.



Yeni yorum ekle