İran'ın Batı Şeria'yı silahlandırması siyonistleri tedirgin ediyor - Analiz

Cu, 23/09/2022 - 09:26

Amerika'nın National İnterest dergisi " İran yakında Batı Şeria'nın kontrolünü ele geçirecek mi?" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi: " İran, vekalet güçlerinin Batı Şeria'nın kontrolünü ele geçirmelerini umuyor. "

Welayet News  - Demokrasileri savunma vakfı uzmanlarından Mark Dubowitz ve David Maxwell,  İran'ın  Siyonist Rejim İsrail'i  ateş çemberinin içine atmak istediğini belirttiler.  

Lübnan ve Suriye'de var olan Hizbullah, Gazze'yi kontrol eden Hamas ve Ürdün'de zayıf bir monarşiye karşı gücü de perçinlenince Batı Şeria son kale olmaya devam ediyor. İran'ın vekalet güçleri orayı ele geçirirse, Tahran İsrail'i yok etme emellerine ulaşmak için daha iyi bir konumda olacak. Siyonist Rejim İsrail Başbakanı Yair Lapid, 8 Eylül 2022'de Batı Şeria'daki değişen gerçeklik konusunda zaten uyarıda bulunmuştu.

İran'ın Filistin'deki, özellikle Batı Şeria'daki artan nüfuzuna ilişkin bu Amerikan yayınının bu yöndeki itirafı, İran'ın bölgedeki direniş ekseniyle ilgili hareketleri, özellikle Hamas ve İslami Cihat gibi Filistinli grupları destekleme alanındaki bölgesel politikalarının başarısını göstermektedir.

Son yıllarda intifadanın kurulması ve Siyonist rejimin baskıcı uygulamalarına karşı kıyamların ve direnişin yaygınlaşmasıyla birlikte Filistin halkı Siyonist rejime karşı destansı direnişine yeni boyutlar kazandırmıştır. Hamas ve İslami Cihat gibi Filistinli cihatçı hareketler, örgütlü ve silahlı direniş şeklinde Siyonist rejime karşı hareket etmiş ve her geçen gün daha da güç kazanarak  etkin hale gelmiştir.

İran İslam Cumhuriyeti, mazlumları zalimlere karşı desteklemek ve Filistin davasını kapsamlı bir şekilde desteklemek doğrultusunda, son birkaç on yılda Filistin'in rejimin saldırgan eylemlerine karşı durmasını ve Filistin halkının ve Filistin gruplarının mücadelelerini desteklemeyi her zaman ön planda tutmuştur.  İran, Filistin sorununun çözümüne yönelik ilkeli çözümünü, yani tüm mültecilerin topraklarına dönüşünü ve Filistin'in gelecekteki sistemini referanduma ve bağımsız bir hükümetin kurulmasına dayalı olarak belirleme çözümünü vurgulayarak eylemlerinin başında direnişi desteklemeyi de paralel olarak yürüttü. Bu konu, Filistin direnişinin yetkilileri tarafından defalarca onaylandı ve övüldü.

Filistin İslami Direniş Hareketi "Hamas"ın siyasi ofisinin bir üyesi olan Mahmud el-Zahar, İran İslam Cumhuriyeti'nin Filistin direnişine verdiği desteği takdir ederken şunları söyledi: "Ürdün Nehri'nin Batı yakasında  Gazze Şeridi örnek alınarak direniş gücü geliştirilmektedir."

Önemli olan nokta, İslam İnkılabı'nın Lideri Ayetullah  Seyyid Ali Hamanei'in direnişi güçlendirmek için Batı Şeria'nın silahlandırılmasının gerekliliğine yaptığı vurgudur. İslam İnkılabı Lideri bu hususta şöyle buyurmaktadır: " Batı Şeria'nın Gazze gibi silahlandırılması gerektiğine inanıyoruz. Gücün eli burada gerekli. Filistin'in kaderiyle ilgilenenler bir şeyler yapabilirlerse o da şudur; insanları silahlandırmalılar. "

Önemli olan nokta, Filistin direnişinin menzilinin artık Gazze şeridinden Batı Şeria'ya kadar uzanmış olması ve Filistinli savaşçıların ve mücahitlerin İsrail işgal kuvvetlerine karşı silahlı ve şehadet amaçlı saldırılar eğiliminin artmasıdır. Aslında Siyonist rejim, Gazze Şeridi'ndeki Filistin direniş gruplarıyla yüzleşmenin yanı sıra şimdi Batı Şeria'da onlara karşı yeni bir cephe açılmasıyla karşı karşıya.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, "İşgal altındaki topraklarda mücadele yaygınlaştı. Sadece Gazze direniş ve mücadele alanına girmemiş, bu mücadele Batı Şeria'ya da taşınmıştır. Cenin, Nablus, Ramallah, Tulkarm, Şeyh Cerrah vs. isimlerini çok duyarsınız. Bunlar Batı Şeria'nın ana şehirleridir." dedi. 

Bu bağlamda İran'ın Filistin davasına verdiği desteğin, zalime karşı mazlumun yanında olma ilkesine dayandığını ve bu desteğin devamını açıkça vurguladığını belirtmek gerekir. Bu konunun İranofobi alanındaki Amerikan propagandasıyla, yani İran'ın diğer ülkelerin içişlerine müdahale iddiasıyla hiçbir ilgisi yoktur. İran sırf Müslüman bir ülkenin ülküsünü desteklemektedir.



Yeni yorum ekle