Hizbullah Lideri ABD ve İşgal Rejimi İsrail’e Net Mesaj Verdi

Tue, 20/09/2022 - 12:58

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Erbain münasebetiyle önceki gün bir konuşma yaparak bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra Lübnan'ın iç meselelerini ele aldı.

Welayet News  - Hasan Nasrallah’ın konuşmasının en önemli konularından biri Lübnan ile Siyonist İsrail arasındaki sınır belirleme müzakereleriydi.  Nasrallah, Lübnan'ın Akdeniz’deki enerji kaynaklarına el uzatacak Amerikan-Siyonist planına ilişkin sert uyarısını tekrarladı.

Arap dünyasının ünlü yazarlardan Abdulbari Atvan, Londra'da yayınlanan Ray el Yevm gazetesindeki köşe yazısında, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın son konuşmasını değerlendirdi.

Yorumcu Abdulbari Atvan’ın kaleme aldığı yazı şöyle:

“Hasan Nasrallah'ın Hz. İmam Hüseyin’in Erbaini (a.s) vesilesiyle Baalbek bölgesinde yaptığı konuşma önceki konuşmalarından farklıydı. Onun sözleri Lübnan başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası taraflara verdiği birçok mesaj açısından çok önemlidir. Nasrallah konuşmasında öfkesini en yüksek derecede kontrol etmeye çalışırken sabrının da bitmek üzere olduğunu gösterdi.

Arap halkının sorunlarına öncelik veren ve masum insanların haklarını korumanın en kısa yolunun direniş olduğuna inanan bir gazeteci, yorumcu ve Arap vatandaşı olarak Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri'nin konuşmalarının çoğunu takip ediyorum.

Hasan Nasrallah'ın sınır belirleme müzakereleri ile ilgili son konuşmasında, Lübnan'ın doğalgaz ve petrol sahalarının kurtarılması için savaş ilan etmenin eşiğinde olduğunu hissettim. Diğer konuşmalarından farklı olarak sabah saatlerinde halka hitap eden Seyyid Hasan Nasrallah, yeni açıklamalarında birkaç önemli konuya değindi ve Nasrallah'ın verdiği önemli mesajlar şu şekilde özetlenebilir:

*Lübnan’ın tartışmalı Kariş enerji sahası ile ilgili haklarını almadığı takdirde Siyonist Rejimin bu alanda gaz çıkarma işlemi yapamaz. Bu direnişin kırmızı çizgisidir. Belki de Seyyid Hasan Nasrallah'ın ‘Gözlerimiz ve füzelerimiz Kariş enerji sahasına çevrildi’ şeklinde ifade ettiği sözleri bu maksatla yapılmıştır. Bu ifadeler Hizbullah liderinin tehditlerinden paniğe düşen Siyonistlerin teyakkuza geçtiğinin temel göstergelerinden biridir.

*Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasının bir bölümünde, ‘Lübnan hükümetine sınır belirleme müzakerelerini sürdürmesi için yeterli zaman tanıdık ve sükuneti korumaya söz verdik, ancak bize herhangi bir şiddet dayatılırsa buna karşılık vermeye hazırız’ diye vurguladı.

 

*ABD ve İsrail'in kurduğu komplolara karşı olduğunu anlatan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri, bu iki tarafı sert bir şekilde uyardı ve ‘Bizim Lübnan sizin Lübnan’ınız değildir’ diyenlere cevaben şunları kaydetti: ‘Yüce Allah'a şükürler olsun ki sizin gibi değiliz. İşlediğiniz cinayetler kanlı kimliğinizi gösteriyor ve ölüm kültürüne inanıyorsunuz ve Sabra ve Şatila katliamı da kültürünüzün bir parçası olmuştur Bilakis bizim kültürümüz hayat kültürüdür ve Güney Lübnan'ın kurtuluşu sırasında paralı askerlerden intikam almadık.’

*Hasan Nasrallah, Sabra ve Şatila cinayetinin sadece Filistinlilere karşı işlenen bir suç olmadığını, Lübnanlıların da mağdur olduğunu ve olayda bin 900 Lübnanlı ve 3 bin 500 Filistinlinin şehit düştüğünü vurguladı. 500 Lübnanlı hala kayıp ve bu cinayetin failleri cezadan kurtuldu, suçlunun cinayetinin bedelini ödeme zamanı gelmedi mi?

*Hasan Nasrallah konuşmasında bazı Arap ülkeleri ve onlara ait medyayı sert bir dille hedef aldı. Belki de bu ilk kez yapıyordu; Zira sözü geçen medya kuruluşları Necef Eşref ve Kerbela'daki 20 milyonluk Erbain töreninde herhangi bir olay ve sorun yaşanmamasını ve Iraklıların bu olaya karşı cömert ve sorumlu davranmasını görmezden gelmiştir.

*Hizbullah lideri, konuşmasının bir başka bölümünde, Hamas'ın Şam yönetimi ile normalleşme konusundaki tutumlarını ve örgütün Suriye açıklamasını övdü ve Suriye’ye Filistin davası ve halkına verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Nasrallah ayrıca Siyonist İsrail'in Suriye'ye yönelik devam eden saldırılarını kınadı. Hamas'ın Suriye açıklamasını ‘olumlu ve önemli bir adım’ olarak değerlendiren Seyyid Hasan Nasrallah, tüm direniş gruplarının birleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

*Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan hükümetini ABD’nin garantilerine ve vaatlerine hiçbir şekilde güvenmemesi konusunda uyardı. Nasrallah, ‘Çünkü bu ülke asla yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Sabra ve Şatila cinayetine karşı Filistinlileri ve Lübnanlıları desteklemeyen ABD yönetimi Oslo anlaşmasıyla ilgili taahhütlerinin hiçbirini yerine getirmemiştir. ABD, İran nükleer anlaşmasına imza attıktan sonra caydı.’ dedi. Bu nedenle Hizbullah lideri, Lübnan ile işgalci rejim arasında süren sınır anlaşmazlığı meselesinde ABD'nin aynı senaryolarının ve boş vaatlerinin tekrarlanacağına inanıyor.

 

*Hasan Nasrallah konuşmasında petrol kaynaklarını geri alarak birçok krizi sona erdirmek için Lübnan'ın önünde tarihi bir fırsat olduğuna işaret etti.  Nasrallah’ın bu sözleri Ukrayna krizinin ardından Avrupa ülkeleri ile ABD arasında ortaya çıkan anlaşmazlığa bir gönderme olabilir.”

Atvan, yazısının devamında Hasan Nasrallah'ın önceki konuşmalarında olduğu gibi yüzünde her zamanki gülümsemesinin olmadığına dikkat çekerek, “Belki de bu açıklamalar, Lübnan'ın petrol ve doğalgaz kaynaklarını özgürleştirme savaşını duyurmadan önce onun yaptığı son konuşma olabilir.” ifadesini kullandı.

Arap yorumcu Atvan’ın kalem aldığı son yazıda, “Lübnan ile Siyonist Rejim arasındaki sınır belirleme meselesi hakkında Nasrullah’ın ABD temsilcisi "Amos Hockstein" aracılığıyla yürütülen müzakere sürecinden duyduğu memnuniyetsizliği onun sözlerine yansımıştı. Bu konuda net bir anlayışa sahip Hasan Nasrallah, Amerikan-İsrail'in bu dosyayı ertelemeyi planladığına inanıyor.” denildi.

Abdulbari Atvan, yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Seyyid Hasan Nasrullah'ın parmağı hala füze fırlatma düğmesinde ve Hizbullah İHA'nın sürü halinde fırlatılması için yeşil ışık yakıyor ve şimdi asıl soru şu: Nasrallah’ın parmağı bu durumda kalacak mı? ABD ve İsrail'in müzakereyi erteleme politikasına ne zaman ve nerede cevap verilecek? Bu sorunun yanıtını öğrenmek için Hasan Nasrallah'ın bir sonraki konuşmalarını beklememiz gerekiyor ve bu bekleyişin çok uzun sürmemesini umuyoruz.”

Tesnim

alinti yazilar: 


Add new comment