Nasrallah: Ebu Akile'nin Şehadeti İsrail'in Vahşetini Gösterdi

Ct, 14/05/2022 - 09:04

Hizbullah Genel Sekreteri, Şirin Ebu Akile'nin şehadetinin düşmanın vahşetini ve Siyonistlerin gerçek yüzünü ve doğasını gösterdiğini söyledi.

Welayet News  - Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Hizbullah'ın Baalbek, Riyak ve Machgharah şehirlerinde düzenlediği seçim konferansında konuştu.

Seyyid Hasan Nasrallah, konuşmasının başında el Cezire kanalının muhabirinin şehadetinden dolayı taziyelerini dile getirdi ve şunları söyledi: 'Şehit Şirin Ebu Akile, düşmanın suç ve cinayetlerine ve Filistin halkının mazlumiyetine şahit oldu ve bu cinayet, düşmanın vahşeti ve Siyonistlerin gerçeği ve doğasıdır.

Bazıları konuyu düşmanın suç ve cinayeti meselesinden Şirin Ebu Akile'nin  dini bağlantısına çevirmeye çalıştı. Ebu Akile'nin ve Filistinli çocukların kanının vicdanları uyandırmasını umut ediyoruz.

İsrailliler, kuvvetlerinden 20 kişinin öldüğünü, 30 kişinin yaralandığını ve çok sayıda askerlerinin de kayıp ve esir olduğunu itiraf ettiler ve Lübnan'ın işgal edildiği günlerde ülkenin birden fazla bölgesinde direniş operasyonları başladı.

İran, İmam Humeyni (r.a) döneminde, Lübnan ve Suriye'yi desteklemeye ve İsrail'in Bekaa'ya saldırdığı dönemde Siyonist düşmanla mücadele etmeye karar verdi.

İmam Humeyni, (r.a) Siyonistlerin Bekaa'ya yönelik saldırılarıyla mücadele etmeye ve savaşlarda Suriye ve Lübnan'ın yanında yer almaya karar verdi.

Bizim İslami direnişimiz Bekaa, Baalbek ve Bekaa'nın tüm köylerinde Seyyid Abbas Musavi'nin önderliğinde başladı. İslami Direniş'in kurulmasıyla birlikte gençler ona katıldı ve halk onu destekledi.

Bekaa'da hiç kimse direniş liderlerinden ve Hizbullah'tan halkın yerleşim alanlarından uzaklaşmasını istemedi ve bu, basiretin zirvesiydi. Bombalama, siyasi, ekonomik, mali ve bir propaganda eylemiydi ve kuşatma ve baskı uygulamadaki amaç, halkın direnişten vazgeçmesiydi. Seyyid Abbas Musavi ve Ümmü Yasir el-Musevi güney topraklarındaki Bekaa bölgesinde şehit oldular.

Hangi tarafın Lübnan halkının ve direnişinin yanında olduğunu ve işgalcilere karşı ona yardım ettiğini unutmamalıyız ve bu taraflar İran ve Suriye'dir. Aynı zamanda kimelerin de İsrail'i desteklediğini hatırlamalıyız ve bu kişilerin başında da Amerika ve bazı Arap ülkeleri gelmektedir.'

Seyyid Hasan Nasrallah daha sonra Bekaa halkına hitap etti ve şöyle dedi: 'Bekaa'yı savunmak için eline silah alanlar ve evlerinize saldırmak için silahlı unsurlara katılanlar karşısında sağlam, kesin ve kararlı bir tutum sergilemelisiniz.

Eğer teröristlerin Suriye'deki plan ve projesi başarılı olsaydı, o zaman tüm Lübnan ve Bekaa tehlikede olurdu ve burada belirtmeliyim ki siyasi kararlar nedeniyle Lübnan ordusunun Suriye sınırındaki Carud tepelerinde teröristlerle mücadele etmesi yasaklandı.

Sizler bu konuda tavrınızı ve duruşunuzu belirlemelisiniz, ya sizi savunanlarla birlikte olun ya da size komplo kuranlarla birlikte olun. Sizler, sizi savunmak için eline silah alan insanlarla mı birlikte olmak istiyorsunuz yoksa size saldırması için silahlı gruplara silah veren birileriyle mi olmak istiyorsunuz?'

Hizbullah Genel Sekreteri, direnişin silahına karşı olanlara hitaben şu ifadelerde bulundu: 'Eğer ortadan kaldırmak istediğiniz bu silah Baalbek'te olmasaydı, Zahle, Batı Bekaa, Rashaya, Bekaa ve tüm Lübnan bugün nerede olurdu?

Direnişin silahı, kimseyi elektrik tamir ve onarımından ve baraj inşa etmekten alıkoymadı ve felaketle sonuçlanan bir mali politika belirlemedi. Washington, Lübnanlı mevduat sahiplerinin mevduatlarını yurtdışına taşımasına yardımcı oldu.

ABD, Lübnan'a yatırım yapılmasını engelledi ve bu ülkedeki hırsızlıklarını ve soygunlarını örtbas etti. Beyrut'taki ABD Büyükelçiliği'nin seçmen listesinde olan herkes, ABD'den Lübnanlı mevduat sahiplerinin mevduatlarını iade etmesini istemelidir.

Lübnan'da ilginç bir nefret söylemine şahit oluyoruz. Seçim günü oy kullanmak, direnişe ve Lübnan'ın geleceğine karşı komplo kuran herkese bir mesajdır.



Yeni yorum ekle