Bahreyn ve Siyonist İsrail Arasında Güvenlik Anlaşmasının Perde Arkası

Ct, 05/02/2022 - 09:40

Siyonist Rejim İsrail Savaş Bakanı Benny Gantz ve Bahreyn savunma bakanı Abdullah bin Hasan el Naimi 3 Şubat Perşembe günü Bahreyn’in başkenti Manama’da güvenlik anlaşması imzaladılar.

Welayet News  - Eylül 2020'de Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı törende Beyaz Saray'da Siyonist rejim İsrail ile ilişkileri normalleştirmek için bir anlaşma imzaladı.

Korsan rejim İsrail ile ilişkileri normalleşme anlaşmanın imzalanmasının ardından iki taraf, diplomatik toplantılar düzenlemek ve Tel Aviv ve Manama'da büyükelçiliklerin açılması da dahil olmak üzere ilişkileri genişletmek için adımlar attılar.

Siyonist Rejim İsrail Savaş Bakanı Benny Gantz  ile Bahreyn Savunma Bakanı Abdullah bin Hasan el Naimi arasında imzalanan güvenlik anlaşması, Manama ile Tel Aviv arasında imzalanan ikinci anlaşma da sayılır. Bu bağlamda Siyonist Savaş Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Bu anlaşma savunma sanayiinde istihbarat, eğitim ve işbirliğinin artmasına yardımcı olacak." İfadelerine yer verdi.

Benny Gantz da , "Bu anlaşma, iki taraf arasında yeni bir ilişki seviyesinin başlamasına yol açacaktır.” diye konuştu ve bu anlaşmanın "tarihi" olduğunu da sözlerine ekledi.

Bahreyn'in ekonomik ve sosyal sorunlarının İsrail rejimi ile ilişkileri etkilediği düşünülmektedir. Bahreyn ve sahte İsrail rejimi arasındaki ilişki konusunda göze çarpan durum  Bahreyn-İsrail ilişkilerinin, Siyonist rejimin Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ilişkisinden farklı olarak fazla büyümemiş olmasıdır.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin tersine, Bahreyn dinamik ve güçlü bir ekonomiye sahip değildir üstelik dış yardıma da bağımlıdır. Bu arada Bahreyn, 2011 yılında başlayan ve bugüne kadar devam eden halk protestolarına tanık oluyor. Başka bir ifade ile, Bahreyn bir iç meşruiyet ve halk tarafından iktidarın kabulü  kriziyle de karşı karşıya.

Stratfor Merkezi Batı Asya analisti Ryan Boehl bu hususta şöyle düşünüyor: "Bahreyn'in Abraham Paktı'ndaki konumu tamamen farklıdır, çünkü bu kraliyet,  halkının büyük bir bölümünün gözünde gayrimeşru bir yönetimdir."

Bu nedenle Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkiler İsrail rejimi için daha önemli. Bahreyn-İsrail rejimi ilişkisinin doğası da güvenlik eksenlidir. Al-ı Halife, korsan rejim ile olan ilişkisini kendi iç konumunu güçlendirmek ve iç protestoları bastırmak için kullanmaya çalışıyor.

Siyonist rejimin de Bahreyn gibi bir rejimle ilişkilerini normalleştirmesi, normalleşmeye çalıştığı Arap ülkelerinin sayısını artıracak bir ilişkiye ihtiyacı var. Tel Aviv bu ilişkide siyasi ve psikolojik hedeflerine ulaşmayı amaçlıyor.

Bu bağlamda Benny Gantz, Suudi hava sahasını kullanan ilk Siyonist askeri uçağıyla Bahreyn'e gitti. Üstelik Benny Gantz'ı ilk resmi ziyaretinde Bahreyn'e götüren uçak, 1977'de Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'ı Siyonistlerle uzlaşmak için işgal altındaki topraklara ilk uçuran Boeing 707'ydi.

Bir diğer önemli konu da, Al-ı Halife rejiminin Siyonist rejim ile ilişkileri genişletmeye çalıştığı bir sırada, Bahreyn halkının bu harekete karşı çıkmakla kalmayıp, bunu Al-ı Halife rejiminin meşruiyet krizini derinleştiren bir durum olarak görmesidir.

Batı'nın önde gelen Batı Asya meseleleri uzmanlarından Christian Ulrichsen bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:  "Bahreyn, iç siyasetinde her zaman güçlü bir Arap milliyetçiliği ve İslamcılık eğilimine  sahip olmuştur. Bahreyn halkının protestoları, Filistin meselesinin Bahreyn vatandaşlarının çeşitli sınıfları arasında harekete geçiren gücünü koruduğunu gösteriyor.”



Yeni yorum ekle