Rusya’dan ABD’ye ‘biyolojik silah’ suçlaması

Wed, 07/04/2021 - 23:22

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev, Rusya ve Çin’e komşu ülkelerde ABD kontrolündeki laboratuvarlarda biyolojik silah geliştirildiğini düşündüklerini belirtti.

Welayet News - Rus Kommersant gazetesine konuşan Patruşev, dünya genelinde ABD kontrolündeki biyolojik laboratuvar sayısının hızla arttığına dikkat çekerek, “Bu laboratuvarlar özellikle Rusya ve Çin sınırlarında açılıyor. Bunların, Amerikalıların yerel bilim adamlarına tehlikeli hastalıklara karşı yeni mücadele yollarını geliştirme konusunda yardımcı olduğu araştırma merkezleri olduğunu iddia ediyorlar. Gerçi bu tesislerin bulunduğu ülkelerin yetkilileri, bu laboratuvarlarda gerçekte neler olduğunu bilmiyor” ifadesini kullandı.

Söz konusu laboratuvarların bulunduğu bölgelerde, bu coğrafyaya özgü olmayan salgınların tespit edildiğine dikkat çeken Sekreter, Amerikalıların bu laboratuvarlarda biyolojik silah geliştirme olasılığıyla ilgili soruya, “Böyle olduğunu düşünmek için geçerli sebeplerimiz var” yanıtını verdi.

Bu sorunu çözmek için başta eski Sovyetler Birliği ülkeleri olmak üzere partnerlerle birlikte çalışacaklarını ve biyolojik güvenlik alanında işbirliği anlaşmalarını imzalamaya çalışacaklarını dile getiren Patruşev, “Aslında kimyasal silah konusunda da Amerikalılardan yana sorun olduğunu anımsatmak isterim. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) Lahey’deki Genel Merkez’inde, Amerikalılar ve müttefiklerinin Rusya karşıtı kimyasal dosyayı gündeme getirmediği tek bir gün bile olmuyor” diye ekledi.

Kimyasal silah suçlamalarına yanıt

Rusya’nın, OPCW Anlaşması’na uygun olarak tüm kimyasal silah stoklarını rekor sayılabilecek kısa bir süre içinde imha ettiğini anımsatan Güvenlik Konseyi Sekreteri, “Peki ya ABD? Başlarda onların elindeki kimyasal silah sayısı Rusya’ya göre yaklaşık üçte bir oranında azdı. Şimdi Rusya’nın elinde hiç kimyasal silah yokken onların depolarında halâ bulunuyor. Elbette onlar bu silahı imha ediyor ama bu konuda pek şevksiz davranıyorlar. Süreyi 2023’e kadar uzattılar. Bu durum OPCW’yi pek endişelendirmiyor, Washington bu konuda sorgulanmıyor” diye konuştu.

Diğer yandan Suriye’de kimyasal olaylar meydana geldiğinde, Beyaz Miğferler kaynak gösterilerek hemen bir sonuç çıkarıldığını anımsatan Patruşev, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu örgüt öyle ‘başarılı’ çalışıyor ki, bazen bir olaya ilişkin raporlarını bu olaylar yaşanmadan önce yayınlıyordu. Gerçi olayların yeri ve tarihi değişiyordu, içerdiği sonuçlar ise hep aynı kopyadan yapılıyordu, her yerde Beşar Esad ve Rusya. Beyaz Miğferler’in bu provokasyonlardan bağış adı altında hangi gelirler elde ettiğini artık herkes biliyor”.

Lavrov’un ‘AB ile ilişkilerin kesilmesine hazırız’ sözlerine destek

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin tam kesilmesine hazır oldukları yönündeki sözlerine destek verdiğini söyleyen Patruşev, “Kapalı kapıyı çalmayacağız, ama işbirliğine hazırız” ifadesini kullandı.

Diğer yandan Avrupa ile işbirliğinin önemli olduğunu kaydeden Sekreter, “Yine de kapımızı açık tutuyoruz, çünkü şunu çok iyi anlıyoruz ki, Batı politikacılarını yönlendiren anlık durumlar var, bir de yüzyıllardır Ruslar ve Avrupalılar arasında gelişen tarihi bağlar var” dedi.

Günümüzde birçok Avrupa ülkesinin, kendi vatandaşlarını kurtarmak için Rusya’dan aşı istediğini belirten Patruşev, “Yardımımıza ihtiyaçları varsa yardım etmeye hazırız” diye kaydetti.

‘Pandemi, ABD için kader anı'

“Bu arada pandemi, ABD için kader anı haline geldi” diyen Patruşev, “Amerikalı politikacıların, dikkatleri ‘saldırgan Rusya’ masalına çekerek vatandaşlarından sakladıkları sorunlar ortaya çıktı” diye ekledi.

Amerikalıların hayatlarına yönelik başlıca tehdidin hiç de “kötü niyetli Moskova” olmadığının ortaya çıktığını söyleyen Güvenlik Konseyi Sekreteri, “ABD’de salgından ölenlerin sayısı 560 bin kişiyi aştı. Bu, iki dünya savaşındaki kayıplarından daha fazla. ABD tarihinin en kanlı sayfası olan 1861-1865 İç Savaşı’nda yaklaşık olarak bu kadar kişi hayatını kaybetmişti. Ve bu kayıpların sorumlusu Rusya olmadığı ortada” diye anımsattı.

Biden’in Putin’le ilgili sözleri

ABD Başkanı Joe Biden’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilgili sözlerinin, iki ülke arasında üst düzey görüşme olasılığını yok etmesini istemediklerini söyleyen Patruşev, bu olayın emsalsiz olduğunu belirterek, “Washington’un da mevcut durumu anladığını umuyoruz” dedi.

ABD’den özür beklemediklerini söyleyen Sekreter, “Uygulama şunu gösteriyor ki, Amerikalılar genel olarak hiçbir durumda suçlarını itiraf etme yeteneğinde değil. Baba George Bush açık bir şekilde Amerika’nın hiçbir zaman kimseden özür dilemeyeceğini ilan etmişti. Amerikan eliti için kolay olan, her bir hataya, bunun neden gerekli olduğunu açıklayan karmaşık bir teori ileri sürmek” yorumunda bulundu.

Soğuk savaş döneminde bile böyle bir olayın yaşanmadığını anımsatan Patruşev, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Truman veya Reagan gibi ülkemizin en fanatik karşıtları bile açıklamalarında daha ölçülü olmaya çalışıyorlardı. Gerçi Amerikan arşivlerinin yavaş yavaş açıldığı ve özel belgelerin yayınladığı bugünlerde, onların kapalı kapılar ardında ne kadar çirkin Rus düşmanlığı yaydığını anlıyoruz. Ama yine de siyasetin kendi sınırları olduğunu ve bunlara saygı duyulması gerektiğini anlıyorlardı. Gerçi, ikili ilişkilerde gerilimin artmasına ilgi duyan çevrelerin ABD Başkanı’nı böyle bir açıklamaya kışkırtmış olabileceği ihtimali göz ardı edilmemeli."

‘Aklı selimin kazanacağına inanıyoruz’

Bugün siyasi durumun gerçekten olumsuz ve iki ülke arasındaki ilişkilerin Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en düşük seviyede olduğunu söyleyen Patruşev, Rusya-ABD ilişkilerinin yüzyıllara dayanan tarihinin, tüm farklılıklara rağmen belirleyici anlarda nasıl işbirliği kurabileceğini gösterdiğini belirterek, “Bu nedenle Washington’da aklı selimin kazanacağına ve prensipte ülkelerimiz arasında yapıcı işbirliği olmadan etkili bir şekilde çözülemeyen meselelerle ilgili sağlam bir diyalogun başlayacağına inanıyoruz” dedi.

Mevcut uluslararası durumda en makul olanın ilişkileri normalleştirmek olduğunu vurgulayan Güvenlik Konseyi Sekreteri, “Böyle bir senaryo sadece Moskova ve Washington için değil, tüm dünya için iyi olur. Bugün dünyada Rusya, ABD, AB, Çin, Hindistan gibi dünyanın önde gelen aktörler arasında normal işbirliği olmadan çözüme kavuşturulması imkansız bir dizi sorun var. Uzun vadede, ayıran sınırları çizmeye çalışan değil, ortak kalkınma ve refah uğruna dünyanın çabalarını birleştirmeyi amaçlayan pozitif gündem teşvik eden ve uygulayan ülkeler kazanıyor. Rusya böyle bir gündem sunuyor ve bu gündemi ortaklaşa hayata geçirmeye hazır” diye ekledi.

‘Donbass’taki çatışmaya karışmayacağız’

Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesindeki gerilimin, bu ülkedeki ciddi iç sorunların sonucu olduğuna inandığını dile getiren Patruşev, Kiev yönetiminin halkın dikkatini saptırmaya çalıştığını belirterek, “Bu ülkenin ekonomisi halâ sadece ağır dış kredilerle ayakta duruyor. Borç giderek büyüyor. Henüz kapanmayan sanayi kalıntıları ise ‘demokratik fiyatlardan’ yabancılara satılıyor. Meşhur Ukrayna toprağı ve ormanı bile trenlerle yurt dışına çıkarılıyor, ülke bu varlıklardan yoksun bırakılıyor. Bunun karşılığı ise sadece Amerikalıların Maydan’da dağıttığı poğaçalar” yorumunda bulundu.

Patruşev, “Rusya, Donbass’taki çatışmaya müdahale planlamıyor, ama durumu yakından takip ediyor ve gelişmelere göre somut adımlar atacak” diye ekledi.



Add new comment