Ayetullah Cevadi Amuli: Hepimiz İslam İnkılabı’nı korumalıyız

Mon, 29/03/2021 - 20:40

Ayetullah Cevadi Amuli, 16. Uluslararası Mehdilik Doktrini Konferansına gönderdiği mesajında, bizlere değerli kazanımlar sunan İslam İnkılabı’nı ve düzenini hepimizin koruması gerektiğini vurguladı.

Welayet News  - Ayetullah Cevadi Amuli, Pazar günü Jamkaran Mescidi’nde sanal ortamda çevrimiçi olarak düzenlenen 16. Uluslararası Mehdilik Doktrini Konferansı’na yönelik videolu bir mesajda şunları söyledi:

İslam İnkılabı ve nizamı bizlere değerli kazanımlar sundu, dini yeniden ihya etti. Hepimiz bu inkılap ve nizamı korumalı ve kadrini bilmeliyiz. Yalan ve ihtilas tuzağına düşmemeliyiz. 

İmam’ın hayy/diri ve hazır olduğunu, bizleri gördüğünü bilirsek bizden bir vazife isteyecektir. Eğer bir insan imamını bilmeden, tanımadan ölürse veya bildiği halde ilmiyle amel etmezse ve imamını idrak etmeden ölürse ölümü cahili ölümdür.

İmam’ı (a.f), gaybet koşullarını, zuhurun koşullarını ve intizarın hikmetini anlamayan ve tüm bu aşamaların Allah’ın aynası, iradesi ve emrinden başka bir şey olmadığını bilmeyen kişi de ölürse ölümü cahiliyet ölümü olur. Hepimiz imam-şinas olmalıyız, bilinçli ve bilgili olmalıyız. Bildikten sonra da amel etmeliyiz ve gerçek müntezirlerin zümresinde yer almalıyız ki nihai maksuda ulaşabilelim.

Dualar, ziyaretler ve rivayetler, özellikle İmam’ın (a.f) “dinin nizamı” olarak tanıtıldığı kısımlarda konuya dair marifet ve bilginin bir bölümünü sunmaktadır. Masum İmam hakim olursa ancak din nizam bulur, zira masumların kalpleri ilahi meşiyetin zarfı ve yuvasıdır.

Nübüvvet gibi imamet cereyanı da toplumu eski ve yeni cahiliyetten kurtarır. Peygamber (s.a.a) nasıl ki cahili toplumu kurtardıysa Asr’ın İmam’ı da modern cahili toplumu kurtaracaktır. Çağının imamını tanımayan bir kimse cahiliyet içinde yaşıyordur, İmam’ın zamanında olsa bile. Men mate ve lem ya’rif imam-e zemanihi mate meyteten cahiliyye: Kim kendi çağının imamını tanımadığı halde ölürse cahiliye ölümü üzerine ölmüştür.

Masum imamın ilham ve şuhud yoluyla kendi imametini anladığını, ümmetin ise imamın imametini akli deliller ve burhanlarla anlaması gerektiğini belirten Ayetullah Cevadi Amuli, devamla şu ifadelerde bulundu: İmam Rıza’ya (a), imam olduğunuzu nereden anlıyorsunuz diye sorulunca şöyle buyurdu: “Bir önceki imam vefat ettiğinde anlarız”. Ama İmam Kazım’ın başka bir şehirde ve zindanda şehit olduğu söylenince İmam Rıza (a), “Allah bize ilham eder” yanıtını vermiştir. Masum imamlar, gönüllerle irtibatlı bir muallim (Allah) ile irtibatlıdır. 

Onuncu imama da nasıl imam olduğunuzu anladınız diye aynı soruyu sorduklarında, biz kendimizde bir zillet hissederek o makama erdiğimizi anlarız diye buyurmuştur. Bu, insanın kendisi ile Allah arasında O’nun azametinden başka bir hicabı görmemesi demektir; yaratılan ile yaratıcı arasındaki hicap/perde yaratılanın kendisidir. Hafız’ın, ‘Sen kendin, kendine hicabsın” deyişi de Eimme’nin nurani sözlerinden alınmıştır ve bununla ilgili hadisi Şeyh Saduk, Tevhid adlı kitabında nakletmiştir.

Bir kimse (Allah’a karşı) salt zilleti hissettiğinde kendini görmediği malum olur ve kendini görmediğinden Allah’ı gönül gözü ile müşahede eder, bu nedenle ilahi ilhamlardan nasiplenir. Onuncu imam -İmam Hadi (a.s)- kendilerinde (Allah’a karşı) hissettikleri zillet ile imamet makamına ulaştığımızı anlarız diye buyuruyor. Ama ümmet kimin imam olduğunu anlamak isterse karinelerle, yetkin berahinle tanır. Haliyle imam-şinas olmayan, imamı tanımayan kimse cahildir ve cahil olan kimsenin ölümü de cahili ölümdür.

Dualarda, ziyaretlerde ve rivayetlerde gelen bilgiler ışığında imamı tanımak mümkündür. Bazı dua ve ziyaret metinlerinde “ente nizamud-din; sen dinin nizamısın” diye geçiyor. Yani imam hükümetin başında olursa, hakim olursa ancak din nizam ve intizam bulur. İmamın yaptığı Allah’ın iradesidir. Onların kalpleri ilahi meşiyetin zarfı, barındığı yuvadır.

Bazı dualarda İmam’ın (a.f) bütün şuunatına selam edip esselamu aleyke hine tarka’ ve tescud; esselamu aleyke hine takra’ ve tubeyyin...(Ruku ve secde ederken, okuyup beyan ederken sana selam olsun...) deriz. İmam (a.f) ilahi şuunatın mazharıdır. Onun için Seher Duası’nda İmam’ın bütün şuunatına arz-i edep edip selam ederek şöyle okuruz: Es’eluke bima ente fihi mineş-şe’ni vel-ceberut: tüm şuunatınıza muhtacız, her eksikliği telafi edip giderirsiniz. İmam-ı Asr (a.f) böyle bir şe’nin mazharıdır.

Bazen insan yenik düşüp zelil olur ve bu Allah tarafından olan hüzünlü bir zillettir, acizliktir. Eimmenin acizliği onların büyüklüğünün alemetidir. Eğer imamı tanıma ve ona tabi olma noktasında bu türden bir zillet bizde oluşursa sevinmemiz gerekir. Huzuen li menasikekum /Menasikiniz bana huzu etmek içindir denilmesinin de nedeni budur. Dolayısıyla neden imam zindana düştü, şehit oldu dememek gerekir, zira o bizim üsvemizdir. Onun için, ‘nasıl ki biz gidip şehit olduk siz de gidin şehit olun’ buyurmuşlardır. İşte bu bereketler sayesinde bugün İslam nizamı kuruldu ve bizler bu temiz insanların sofrasında oturmuşuz ve bunun kadrini bilmeliyiz. Kimse ihtilas ve yolsuzluk tuzağına düşmemelidir, kendi konumunu suistimal etmemelidir. Bu nizam, ilahi bir nizamdır ve hak için dökülen kanlar kimsenin yakasını bırakmayacaktır.     

İmam-ı Asr’ın (a.f) izleyicileri olarak avamın konuştuğu şekilde konuşmamalıyız, amiyane fikirleri yaymamalıyız. Düşman aleyhimize konuşmasın diye Allah’tan kalemimizi, dilimizi ve kılıcımızı hidayet etmesini dilemeliyiz. Bu bizim duamız ve İmam’ın (a.f) dualarındandır.

Welayet News



Add new comment