General Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis Sınırların Ötesinde Komutanlardı

Per, 31/12/2020 - 10:00

Şehit General Hacı Kasım Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis, engellerin, sınırların ve etnik grupların da ötesine gittiler ve mezhep veya ırka göre sınıflandırma girişimlerine direnmeye çalıştılar. 

Welayet News  - Mısır Üniversitesi profesörü İlhami el-Malici, En-Nasr'ın komutanları, yani Şehit General Hacı Kasım Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümü vesilesiyle Tesnim Habere verdiği özel röportajda, bu iki şehidin bölgede tekfirci terörizmle mücadeledeki rolüne değinerek, Amerika’nın bu iki direniş komutanına suikast düzenlediği cinayete atıfta bulundu. 

Mısırlı bu yazara göre, bu iki devrimci komutanın şehit olmasına yol açan acımasız suç ve cinayet, Irak'taki Amerikan güçlerinin varlığını doğrudan etkiledi. Öyle ki, Irak parlamentosu, bu iki komutan şehit olduktan sonra, Amerikan kuvvetlerinin geri çekilmesini onayladı; Bu karar, bazı Iraklı siyasi grupların, partilerin ve şahsiyetlerin talebi üzerine alındı. 

Bu röportajın tam metni şöyledir: 

‘Şehit Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis ile tanışma şerefine nail olmadım, ancak, onları haklı olarak mücadelenin ve devrimin sembolü yapan onların bu büyük devrim ve mücadele dolu muattar yolları araştırıldığında, bu iki şahsiyetin, Siyonist-Amerikan planlarına karşı mücadeleye dayanan devrimci ilkelere samimiyetle bağlılıkları ve Filistin halkının bu ülkede Kudüs’ün başkentliğinde bir ulus devleti kurma yönündeki meşru taleplerinin gerçekleşmesine olan inançları açısından benzersiz kişilikler oldukları söylenebilir. 

Bu iki şehit, Irak ve Suriye'de korkuya ve cinayete neden olan terörist grupların yok edilmesinde önemli bir rol oynadı; Teröristler, Siyonist-Amerikan planına hizmet etmek için Irak ve Suriye'yi bu şekilde ele geçirmeyi ve onu mezheplere, dinlere, ırklara ve bölgelere ayırmayı amaçladılar. 

Bu iki şehit etnik grupların sınırlarını aştı ve amacı bölgeyi etnik gruplara, din veya ırka göre sınıflandırmak olan girişimlere direnmeye çalıştı, çünkü bu çabaların Siyonist-Amerikan planı ve Arap ve İslam ümmetini zayıflatma ve Siyonistlerin rüyalarının gerçekleşmesine ortam hazırlama ya da Nil'den Fırat'a kadar iddia ettikleri büyük bir devleti kurma doğrultusunda olduğunu fark etmişlerdi. 

Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis, Irak'taki terörist grupların ortadan kaldırılmasında ve bu ülkenin teröristlerden temizlenmesinde önemli rol oynayan Gönüllü Halk Güçlerinin önde gelen kurucularından biriydi ve Şehit Süleymani'nin tam desteğini alıyordu. 

Şehit Süleymani de Hizbullah kuvvetlerine ve Filistin direniş güçlerine lojistik ve silah desteği sağlanmasında önemli rol oynadı ve bu güçlerin Siyonist düşmanla korku dengesi kurmasına neden oldu. 

Bana göre ABD hükümeti, Şehit Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’e suikast düzenleyerek cinayet dosyasına bir sayfa daha ekledi; Bu dosyalar, Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşundan bu yana asıl sakinlerinin aleyhine oluşturulmuş davalar ve dosyalardır ve o zamandan beri bu rejimin bağımsızlık için savaşan tüm uluslara yönelik terörist eylemleri durmadı ve dünyanın önde gelen mücadele ruhlu şahsiyetlerinin hiçbiri Amerika’nın suç ve cinayetlerinden güvende olmadı. 

Birbirini takip eden Amerikan hükümetlerinin tüm suç ve cinayetlerine her zaman yalan ve temelsiz iddialar eşlik etmiştir, ancak hiçbir mantıklı insan bu yalanlara inanmamış ve inanmayacaktır ve dünyanın özgür ulusları bu rejimin suç ve cinayet yöntemlerini ve rezil yalanlarını tam olarak anlamışlardır ve elbette bu suç ve cinayetler er ya da geç cezalandırılacaktır. 

İki devrimci komutanın şehit olmasına yol açan bu acımasız suç ve cinayet, Amerikan güçlerinin Irak'taki varlığını doğrudan etkiledi. Öyle ki, Irak parlamentosu, bu iki komutanının şehit olmasının ardından Amerikan kuvvetlerinin geri çekilmesini onayladı; Bu karar, bazı Iraklı siyasi grupların, partilerin ve şahsiyetlerin talebi üzerine alındı. 

Aynı zamanda Irak Devrim Güçleri ve İran Devrim Muhafızları da Irak'taki ABD üslerini füze yağmuruna tuttu ve onlara ağır hasarlar verdi, öyle ki ABD birlikleri bazı üslerinden çekilmek ve Irak'taki güçlerini azaltmak zorunda kaldı ancak hala Irak’ta, Suriye’nin kuzeyinde ve Fars Körfezi’nde, Irak devrim güçleri ve onların Suriye, Lübnan ve Yemen'de ABD’nin bölgedeki varlığını tehdit eden müttefiklerinin roket saldırılarından korkan ABD güçleri bulunmaktadır.’ 



Yeni yorum ekle