İran'ın saldırısını küçümseyenler savaş nedir bilmiyorlar ve Siyonist toplumun psikolojik kırılganlığından habersizler

Sa, 16/04/2024 - 09:54

"Tel Aviv Üniversitesi İran Araştırmaları Merkezi tarafından yıllar önce yapılan ve sonuçları Haaretz tarafından yayınlanan bir ankete göre İsraillilerin yaklaşık dörtte biri, İran nükleer silah elde ettiğini açıklar açıklamaz Filistin’den kalıcı olarak göç etmeyi düşünüyor."

Welayet News  - Ünlü Moritanyalı düşünür ve âlim Muhammed Muhtar eş-Şankiti, Aljazeera için yazdı:

İran ve İsrail arasındaki çatışmanın mesajları

İran’ın bu saldırısının Filistin davasındaki olumlu rolünü küçümseyenler ya savaşların psikolojik yönünden ya da Siyonist toplumun kırılganlığından habersizler demektir.

İran’ın İsrail’i vurmasına, Gazze'deki savaş açısından bakıldığında şu söylenebilir: İran'ın İsrail'e yönelik her saldırısı -ne kadar sembolik olursa olsun- İsrail'in kendilerine karşı yürüttüğü barbarca savaşın yükünü hafiflettiği için Gazze halkının yararınadır. Gazze halkı ilk günden itibaren bu İran-İsrail çatışmasından fayda sağlamıştır. İsrail, Şam'daki İran konsolosluğunu hedef aldıktan hemen sonra, İran'ın kuzeydeki Lübnan ve Suriye cephesindeki stratejik kontrolünü göz önüne aldığından, herhangi bir çatışma için önleyici bir hazırlık gibi görünen bir şekilde, Gazze'deki kuvvetlerinin çoğunu geri çekmeye başladı… İsrailliler, iki cephede -güneyde Gazze, kuzeyde Lübnan ve Golan- savaşmaktan kaçınmak için Gazze'deki savaşı durdurmak zorunda kalabilirler.

Genel olarak Filistin meselesi perspektifinden bakıldığında şu söylenebilir; Filistin'deki İsrail yerleşimci sömürgeciliğine karşı korku ve panik silahından daha güçlü bir silah yoktur ve dün akşamki İran saldırısının en önemli sonucu İsrail toplumunda yaratılan bu dehşettir.

Bu saldırının Filistin davasında oynadığı rolün değerini küçümseyenler ya savaşların psikolojik yönünden ya da dünyanın dört bir yanından gelen insan diasporasının oluşturduğu, üyelerinin çoğu çifte vatandaşlığa sahip olan Siyonist toplumun kırılganlığından habersiz kişilerdir. Yaygın bir güvensizlik hissi bu yapay toplumun büyük bir bölümünü kaçmaya itecek ve bu durum da Siyonist projeyi aşındırarak onun yok oluş sürecini başlatacaktır.

İsrail gazetesi Jerusalem Post iki gün önce, İsrail'in İran konsolosluğuna saldırısından bu yana İsrail toplumuna histeri ve panik halinin hâkim olduğunu yazmıştı. Gazete, İsraillilerin panik ve korku içinde bankalardan para çektiğini, su depoladığını ve piyasada bulunan tüm elektrik jeneratörlerini satın aldığını belirtti.

Tel Aviv Üniversitesi İran Araştırmaları Merkezi tarafından yıllar önce yapılan ve sonuçları Haaretz tarafından yayınlanan bir ankete göre İsraillilerin yaklaşık dörtte biri, İran nükleer silah elde ettiğini açıklar açıklamaz Filistin’den kalıcı olarak göç etmeyi düşünüyor.

Dünkü saldırının uzun vadedeki stratejik değerini azaltacak hiçbir şey yoktur, zira bu saldırı Siyonist devlet ve toplumun psikolojik bağışıklığı üzerinde derin bir etki yaratacaktır. İran, Filistin direnişinin 7 Ekim'deki, İsrail savunma hatlarını eşi benzeri görülmemiş bir şekilde delen kahramanca saldırısının yarattığı şoktan altı ay sonra, İsrail savunma sınırlarını açıkça ihlal ediyor ve rejimin kendisi için çizdiği yenilmezlik imajının kırılganlığını gösteriyor.

Dolayısıyla denebilir ki 7 Ekim 2023 ve 13 Nisan 2024, Siyonist devletin caydırıcılığının önemli bir kısmını kaybettiği iki gün olarak tarihe geçecektir ve bunun nedeni İsrail'in kayıplarının büyüklüğü değil, Siyonistlerin özgüveninin ve siyasi projelerinin dokunulmazlığının sarsılmasıdır... Savaş sonuçta irade çatışmasından başka bir şey de değildir.

https://www.pjd.ma/199309-%D8%A7%D9%84%D8%B4%D9%86%D9%82%D9%8A%D8%B7%D9%8A-%D8%B1%D8%B3%D8%A7%D8%A6%D9%84-%D8%A7%D9%84%D9%86%D9%8A%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%A8%D9%8A%D9%86-%D8%A5%D9%8A%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D9%88%D8%A5%D8%B3%D8%B1.html

Medya Şafak



Yeni yorum ekle