Hak ve batılı tanımak için bir çok şahit var

Sa, 08/08/2023 - 19:07

Zamanın Yezitleri ve İmam Hüseyin'in Askerleri

Welayet News  - Şehit Mohsen Hoceci

Mohsen Hoceci, 1992 yılında İran’ın İsfahan eyaletine bağlı Necefabad kentinde dünyaya geldi. Dindar bir ailede büyüyen Mohsen, ilerleyen yıllarda insani yardım vakıflarına katılarak, yoksulluk olan bölgelerde halka yardım etmeye başladı. Yaşı az, ancak büyük bir gönüle sahip olan Mohsen bütün zorluklara rağmen bu yola sevgiyle devam ediyor, aynı zamanda kültürel faaliyetlerde de bulunuyordu.

Tabii ki herkes insanlığa bir türlü yardım eder. Bu yardımlar birçok alanı kapsayabilir. Genç yaşlarına kadar söz konusu alanlarda faaliyetlerini sürdüren Mohsen’in kalbi artık sınırlar ötesinde yaşlı, kadın ve çocuk demeden insanları katleden bir terör örgütüne karşı müacadele vermek için çarpıyordu. Terörün kökünü kurutmanın da bugün insanlık için ne kadar gerekli olduğu herkese apaçıktır.

Irak-Suriye sınırında yer alan Tanaf bölgesinde 7 Ağustos 2017’de yaşanan çatışmalarda esir düşen Mohsen Hoceci, derin, cesur ve anlamlı bakışlarıyla terör örgütü DEAŞ’ın kamerasına aldırmıyordu. Gözlerinde ruhunun bu dünyaya sığmadığını gösteren Mohsen’in artık ebedi olarak Hakk’a kavuşmasına az kalıyordu.

DEAŞ terör örgütü, Mohsen’i iki gün esir aldıktan sonra 9 Ağustos’ta boğazını kesip görüntülerini internetten paylaştı.

İran Devrim Muhafızları'nın Kudüs Kuvvetleri Komutanı Kasım Süleymani, bu olaya şöyle tepki gösterdi:

“Şehidimizin kesilmiş boğazına andolsun hepsini öldürmeden oturmayacağız.”

Lübnan'ın El Minar televizyon kanalının sunucusu Minar Sabbag da Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda, “Tüm hayatım boyu Aşura Günü ile İmam Hüseyin (a.s) ve lanetli Şimr'in olayını aklımda canlandırmak istiyordum; Bugün gördüklerimin ardından artık buna gerek kalmadı” ifadelerini kullandı.

Şehidin Vasiyetinden Bir Alıntı 

Bismillahi nur

صَلی الله علیک یا اُماه یا فاطمه الزهرا"سلام علیک"

وَلاتَحسَبن الذینَ قُتلوا فی سَبیل الله اَمواتا، بَل احیاء عند رَبِهم یُرَزقون

"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler; Allah'ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar." (Al-i İmran/169)

Kalbi aşkla dirilen asla ölmez, sabrımızın yeni dünyasına yazılır... Gitmek için sayılı saatler kaldı, gitme saatine yaklaştıkça yüreğim daha da sabırsızlanıyor...Ne yazacağımı, duygularımı nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum... Mutluluğumu nasıl ifade edeceğimi ve Allah'a nasıl ve hangi dille şükredeceğimi bilmiyorum... Yazıyorum... Neyi bilmiyorum öyle oldu ki kader beni aşk dolu bu yola getirdi... Neyin sebep olduğunu bilmiyorum... Şüphesiz annemin helal sütü, babamın helal lokması, tercih ettiğim eş ve daha nice şeyler o işin içinde vardı. ...

Bütün ömrümü, gece gündüz şehâdet aşkı için harcadım... ve şehadetle kulluğun en yüksek mertebesine ulaşacağıma hep inandım... Bu makama gelmek için çok uğraştım ama ne kadar başarılı oldum bilmiyorum... Ümidim ancak Allah'ın ve Ehl-i Beyt'in lütfudur ve umarım bunu da kabul ederler ve gerçekten ümit ediyorum ki onlar da bunu kabul edecek ve bu kötü kula ve pek çok hatası olana bir merhamet göstereceklerdir... ki bu gerçekleşirse; Alemlerin Rabbine Elhamdülillah...

Bir gün kusurlu olan bu değersiz kulun şehadet haberini duyarsanız; Sebebini Allah'ın lütuf ve rahmetinden başka bir şey sanmayın... Karanlığa düştüğümde beni bağışlayan, bana yardım eden O'dur.

Vilayeti fakih'i ihmal etmeyin ve bilin ki ben İmam Hamaney'in İmam Zaman'ın vekili olduğuna kesin olarak kanaat getirdim.

Bütün sevgili bacılarımdan ve Resûlullah ümmetinin bütün kadınlarından rica ediyorum başörtünüzü günden güne sağlamlaştırın ki bir tek saçınız na'mahremin(yabancı erkekler) dikkatini çekmesin, tesettür'den ayrılmayın...

Her zaman Hz. Zehra'yı ve Ehl-i Beyt'in kadınlarını örnek alın;

Şu şiir'i her zaman hatırlayın:

O sırada Rukiye aleyhisselam babasına şöyle dedi:

Başörtüme üzülme canım babam!

Örtüm yandı ama hala başımda...

Resûl-i Ekrem'in ümmetinin bütün erkeklerinden rica ediyorum, batı kültürüne ve modasına aldanmayın. Her zaman Ali İbn Ebî Talib'i, Emir el-Mü'minin'i örnek ve lider olarak alın ve şehitlerden öğrenin... Kendinizi zamanın İmamı Hz.Mehdi'nin (a.s) -canım ona feda olsun- zuhuruna ve kafirlerle, özellikle de İsrail'le savaşmaya hazırlayın, o gün çok yakındır.Daima Allah'a kul olun ki böyle bir şey olursa biliniz ki hepinizin sonu hayr olacaktır.

 

Welayet News 



Yeni yorum ekle